TÜİK AÇIKLIYOR, MEMURUN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR!

         Memurların her ne kadar 2 yılda bir yapılan toplu sözleşme görüşmelerine göre zam aldığı bilinse de, son beş yılda memurun zam oranını belirleyen kurum TÜİK’tir. TÜİK’in açıkladığı her oran memurun geleceğini etkilediği için hesaplamaların piyasa enflasyonu ile örtüşecek şekilde yapılması zorunluluk haline gelmiştir. Bu ortamda, zam diye lanse edilen oranların enflasyon farkının bir kısmını 6 ay beklemeden almaktan başka bir şey olmadığının bilinmesi gerekiyor. Özellikle son bir yılda ekonomideki dalgalanmadan en çok etkilenen kesimlerden biri memurlardır. Bunun en temel nedeni son beş yılda memurun aldığı zamların enflasyon altında kalmasından kaynaklıdır. Memur her ne kadar altı ayda bir enflasyon farkı alsa da, açıklanan enflasyon oranı ile piyasa enflasyonu arasında farklılık göstermesi nedeniyle günden güne daha az reel ücret almak zorunda kalmıştır. Memur artık her gün enflasyonun yıkıcı etkisinden nasıl korunurum diye hesaplar yapmaktadır.

      Bilindiği üzere, 6. Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde 2022 yılı için %5­­+7’ye imza atılmıştı. 2021 yılının son aylarında döviz ve enflasyondaki hareketlilik nedeniyle asgari ücrete %50 zam yapılırken memur için %2,5 ilave zam kararı alınmıştı. Biz, memurun kayıplarının telafisi için seyyanen zam yapılması gerektiğini, enflasyon hesaplamasına dahil edilecek küçük oransal zamların memurun kayıplarını telafi etmek bir yana, kayıplarının devamına neden olacağını ve ayrıca memurlar arasındaki ücret adaletsizliğini derinleştireceğini o gün söylemiştik. Bugün geldiğimiz noktada sosyal refah payı adı altında %2,5 ilave zam yapıp sonrasında enflasyon hesaplamasına dahil edilen oran daha ocak ayı bitmeden enflasyon altında kalmış, memur ilk aydan kaybetmeye devam ederek kayıplarının 9. Ayında hala bir iyileştirme yapılmamıştır. Toplu sözleşme dönemi sonrasında memurlar için büyük kazanımlar elde ettik diyenler, almadıkları kazanım için teşekküre koşanlar, bugün de memurun sorunlarından, dertlerinden uzakta günlerini gün ediyorlar.

      Diğer yandan, memurlara Temmuz ayında enflasyon oranı üzerinde iyileştirme zammı yapacağız diye açıklama yapan kamu otoritesi, 6 aylık enflasyon oranının %40’ı aşması ile bu söz de unutulmuştur. Kamu otoritesinin memur için zam konusunda kamu bütçesini bahane edip verilen sözü hatırlamaması normal karşılanabilir de, memurun temsilcisiyiz, yetkili sendikayız, bir milyonu aşkın üyemiz var diyen sendikaların bu sözü hatırlatma, yerine getirilmesi ve memurun hakkını alma konusunda bir reaksiyon göstermemesine ne demeli. Büyük olma, temsil etme, sadece sayı ile değil, her an her zaman memurun hakkı için mücadele etmeyle olur! Biz buradan bir kez daha hatırlatma yapalım. Geçtiğimiz Temmuz ayında memurlara enflasyon oranının üzerinde zam yapılacağı söylenmişti. Bu söz yerine getirilmeli Ekim maaşında maaşlara yansıtılmalıdır.

       Eylül ayı enflasyon oranının % 3,08 açıklanması ile memurun Temmuz ayında aldığı %7 zam da enflasyona yenilmiştir. İlk 6 ayda maaşı eriyen ve bu kayıplar için hiçbir iyileştirme yapılmayan memur için yılın ikinci yarısının daha zor geçeceği bugünden ortaya çıkmıştır.

Bugün memur evine ekmek götürmekte zorlanıyorken bu duruma bir an önce çözüm üretilmesi gerekmektedir. Asgari ücrete Ocak ayında %50, Temmuz ayında %30,5 zam yapılırken memura piyasa gerçeklerinden uzak enflasyon oranında güncelleme yapılması kabul edilemez.

      Memurun kayıplarının daha da derinleşmemesi için enflasyon farklarının aylık olarak yansıtılması ve yüksek enflasyondan kaynaklı kayıpları telafi edici 5000 TL seyyanen zammın maaşlara eklenmesi gerektiğini ifade ediyoruz.

Bağımlı sendikaların memurun sorunları için çözüm üretmemesi ve sendikal faaliyet dışında her türlü çalışmayla ilgilenmelerine artık dur diyerek tüm memurları bağımsız sendikalarda birlik olmaya davet ediyoruz.