top of page

KURULUŞ GELİŞTİRME ÖDENEĞİNİN İDARİ PERSONELE DE VERİLMESİ İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATTIK

Yükseköğretim Kurumları arasında görece az gelişmiş bölgelerde faaliyet gösterenlerin gelişimlerine katkı sağlaması amacıyla görev yapan akademik personele ödenen kuruluş geliştirme ödeneğinin idari personele verilmemesi ayrımcılığa neden olmakta, çalışma barışını zedelemektedir.

Bilindiği üzere; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu 'Geliştirme Ödeneği' başlıklı 14. maddesinde "Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir. Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumları, ödeneğin verilmesine ilişkin usul ve esaslar ile oran veya miktarları, bu ödenekten yararlanma süresi ile yararlanamayacak olanlar ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edilir. Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz." hükmüne göre, ülkemizde sosyo-ekonomik bakımdan daha az gelişen yerlerdeki üniversitelerde veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan üniversitelerde öğretim elemanlarına geliştirme ödeneği verilmektedir.

Söz konusu "geliştirme ödeneği" de sosyo-ekonomik bakımdan daha az gelişen yerlerdeki üniversitelerde veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumlarında akademik faaliyetlerin teşvik edilmesi amacıyla, ilk olarak Bakanlar Kurulu’nun 1995/6509 sayılı ve 13 Mart 1995 tarih ve 22226 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile “Gelişmesinde güçlük çekilen yükseköğretim kurumlarının yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan fakülte, anabilim, bilim ve sanat dallarında görev yapan akademik personele aylıklarının (ek gösterge dahil) % 50’sini, kalkınmada öncelikli yörelerde görev yapan öğretim elemanlarına almakta oldukları aylık, ek gösterge, üniversite ödeneği, idari görev ödeneği ve makam tazminatı brüt tutarının 1. derece öncelikli yörelerde %75’ini 2. derece öncelikli yörelerde % 45’ini geçmemek üzere geliştirme ödeneği ödenebilir.” hayata geçirilmiştir. 2005 yılında yeni bir düzenleme yapılmış olup, Bakanlar Kurulu’nun 2005/8681 numaralı, Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Kararı’nda sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş illerde bulunan yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarına almakta oldukları aylık ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısı ile çarpımı ile hesaplanacak tutara, yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödeneceği belirtilmiştir.

Yukarıda da açıkladığımız gibi bu uygulamanın temelinde yatan amaç, sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş olan üniversitelerde istihdam sağlayarak, bu bölgelerde akademik çalışmaların devamlılığı ve teşvik edilmesidir. Bu anlamda akademik çalışmaların devamlılığı ve gelişmesinde, akademisyen kadronun önem ve zarureti tartışmasız olup, bir bütünün parçası olan idari personelin de akademik çalışmaların devamlılığına ve gelişmesine büyük oranda katkısı olduğu, tüm personelin bir bütünün parçası olarak görevlerini yaptıkları, her birinin tek başına bu amacın gerçekleşmesinde katkısı olduğu da tartışmasızdır.

Anayasamızın 10. maddesinde Kanun Önünde Eşitlik ilkesi düzenlenmiş olup, madde hükmüne göre 'Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.' Anayasa Mahkemesi 11.9.2014 tarihli, 2013/116 E., 2014/135 K. sayılı ve kararında, “Öte yandan, Anayasa’nın 10. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden ayrı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz.” şeklinde karar vermiştir. Bu durumda Yükseköğretim personeli olan ve geliştirme ödeneğinin amacı doğrultusunda, kuruluş ve geliştirme işlemlerine katkısı olduğu tartışmasız olan idari personelin; akademik personelden hukuki statü olarak bir farkının olmadığı; sosyo-ekonomik açıdan az gelişmiş illerdeki üniversitelerin, gelişmesi ve devamlılığının sağlanmasında akademik personel kadar idari personelin de katkılarının yadsınamaz olduğu ortadadır. Hal böyle iken, davaya konu geliştirme ödeneğinin idari personele ödenmemesi, amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olan eşitlik ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Diğer taraftan görece az gelişmiş bölgelerde akademik personel istihdam etmekte zorlanıldığı kadar, idari personel istihdam etmekte de zorlanılmaktadır. Hali hazırda görev yapan idari personel de tayin/nakil yolu ile ya da istifa ederek başka illere geçme yolunu seçmektedir. Hem görece az gelişmiş bölgelerdeki yükseköğretim kurumlarının gelişimlerinin sekteye uğramaması, hem de kurumlardaki çalışma barışının tesis edilmesi için geliştirme ödeneğinin idari personele de verilmesi gerekmekte olup, konuya ilişkin dava açmış bulunuyoruz. Ayrıca Yüksek Öğretim Tazminatı ile ilgili de bu ay içerisinde davayı açıyoruz. Bir taraftan eylemsel mücadele ederken diğer taraftan da hukuki yollardan haklarımız için mücadeleye devam edeceğiz.

İdari personelin haklarını alabilmek için tüm yolları deniyoruz, denemeye de devam edeceğiz. İdari personelin temsiliyetinin sağlanmamış olması nedeniyle daha önce bu kararlar alınmış olup, birlikteliğin sağlanması ile birlikte hem daha önce alınmış olan bu eksik kararların düzeltilmesi hem de karşımıza çıkacak yeni düzenlemelerde idari personele hak ettiği yerin verilmesi için sendikamız üzerine düsen görevi hakkıyla yapacaktır. Bu nedenle tüm idari personel arkadaşları sendikamız çatısı altında birlik olmaya, birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.

Geliştirme Ödeneği.png
bottom of page