top of page

Erdem YALÇIN

Genel Başkan Vekili

YÜKSEKÖĞRETİM KİMİN EMEĞİYLE YÜRÜYOR?

24 Aralık 2025

Üniversiteler denildiğinde akla çoğu zaman yalnızca akademik kadrolar gelir. Oysa yükseköğretim; derslikten sınav takvimine, bütçeden öğrenci kayıtlarına, personel işlemlerinden bilgi sistemlerine kadar büyük bir idari emeğin üzerinde yükselir. Bu emeğin adı üniversite idari personelidir. Ne var ki bu emek, yıllardır Yükseköğretim Tazminatı söz konusu olduğunda görmezden gelinmektedir.

Yükseköğretim Tazminatı, mevzuat gereği ağırlıklı olarak akademik personeli kapsayan bir mali düzenlemedir. Ancak burada temel bir soru vardır: Yükseköğretim hizmeti yalnızca akademik faaliyetlerden mi ibarettir? Elbette hayır. Akademik üretimin gerçekleşebilmesi için idari süreçlerin kusursuz işlemesi gerekir. İşte bu noktada idari personel, sistemin görünmeyen ama vazgeçilmez taşıyıcısıdır.

Aynı kurumda, aynı hedef için, aynı kamu sorumluluğu bilinciyle çalışan personel grupları arasında böylesine keskin bir mali ayrım yapılması, ücret adaleti ilkesini zedelemektedir. Üniversitelerde kayıt dönemlerinde sabahlara kadar çalışan, sınav süreçlerinde yoğun mesai yapan, bütçe yılsonlarında büyük bir mali sorumluluk üstlenen idari personel; tüm bu yükü taşırken yükseköğretime özgü bir tazminattan mahrum bırakılmaktadır.

Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Aynı zamanda çalışma barışını bozan, kurumsal aidiyeti zayıflatan ve motivasyonu düşüren yapısal bir adaletsizliktir. Oysa çağdaş kamu yönetimi anlayışı; emeğin görünür kılındığı, sorumluluğun karşılık bulduğu bir sistemi zorunlu kılar.

Üniversite idari personeli; akademik faaliyetlerin altyapısını kurar, mevzuata uygunluğu sağlar, kamu kaynaklarının etkin ve doğru kullanılmasını temin eder. Öğrenci memnuniyetinden kurumsal işleyişe kadar pek çok alanda belirleyici rol oynar. Bu katkının yok sayılması, yükseköğretim hizmetini parçalara ayırmak anlamına gelir. Oysa yükseköğretim bir bütündür ve bu bütünün her parçası eşit değerdedir.

Çözüm ise son derece açıktır. Yükseköğretim Tazminatı, üniversitelerde görev yapan idari personeli de kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bu düzenleme; görev, unvan ve sorumluluk esasına göre kademeli olarak yapılabilir. Dahası, bu talep toplu sözleşme süreçlerinin temel başlıklarından biri haline getirilmelidir.

Bu bir ayrıcalık talebi değildir. Bu, hakkaniyet talebidir. Üniversiteler, yalnızca akademisyenlerin değil; idari personelin de emeğiyle ayakta durmaktadır. Emeğin karşılık bulmadığı bir sistemin sürdürülebilir olması mümkün değildir.

Yükseköğretim kimin emeğiyle yürüyor sorusuna verilecek cevap nettir: Hep birlikte. O halde mali haklar da bu gerçeği yansıtmalıdır.

2 Mart 2026

İbrahim GÜZEL

5510 SAYILI YASA: AYNI MASADA ÇALIŞIP FARKLI EMEKLİ OLMAK!

12 Şubat 2026

Gönül TERZİ

SÖZLEŞMELİ PERSONELİN BİTMEYEN MAĞDURİYETİ

11 Şubat 2026

Mehmet Küntay TAŞKIN

CUMHURBAŞKANLIĞI’NDAN ÜNİVERSİTELERDE KADRO SÜRECİNE YENİ DÜZENLEME

1 Şubat 2026

İbrahim GÜZEL

YÖK, İDARİ PERSONELİN TAYİN VE YÜKSEKÖĞRETİM TAZMİNATI SORUNLARINA KALICI ÇÖZÜM GETİRECEK Mİ?

1 Şubat 2026

Mehmet Küntay TAŞKIN

YENİ KANUN MADDESİ NELERİ GETİRECEK! ADAY MEMURLUKTA YENİ DÖNEM

31 Ocak 2026

Erdem Yalçın

ADAY MEMUR TAM ANLAMIYLA KORUMASIZ BIRAKILIYOR

bottom of page