top of page

Mehmet Küntay TAŞKIN

Genel Başkan Yardımcısı

CUMHURBAŞKANLIĞI’NDAN ÜNİVERSİTELERDE KADRO SÜRECİNE YENİ DÜZENLEME

11 Şubat 2026

Merkezi Planlama mı, Hızlı İşleyiş mi, Yoksa Yeni Bir Dönem mi?


Devlet üniversitelerinde idari personel kadro ve pozisyon işlemlerine ilişkin önemli bir değişiklik 2026 itibarıyla yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından üniversitelere gönderilen resmi yazıyla birlikte, idari personel kadro ve pozisyon ihdasları ile izin süreçlerinde yeni bir usul benimsendi.

Bu düzenleme yalnızca teknik bir prosedür değişikliği değil; yükseköğretim kurumlarının personel planlamasında merkezi yapıyı güçlendiren stratejik bir adım niteliğinde.


2024/7 Genelgesi Sonrası Gelen Yeni Karar


Bilindiği üzere 2024/7 sayılı “Tasarruf Tedbirleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile devlet üniversitelerinin kadro ve pozisyon taleplerinde önce Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Strateji ve Bütçe Başkanlığı uygun görüşü alınması zorunlu hale getirilmişti.

Bu uygulama, üniversitelerin idari personel planlamasında ek bir onay mekanizması oluşturmuş; sürecin uzamasına ve zaman zaman kadro ihtiyacının gecikmeli karşılanmasına yol açmıştı.

2026 itibarıyla bu aracı onay süreci kaldırılıyor.

Artık devlet üniversiteleri:

  • İdari      personel kadro ve pozisyon ihdaslarını,

  • Kadro      ve pozisyon izin taleplerini,

  • Ön izin      almaksızın doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na iletecek.

Uygun bulunan kadrolar ise belirli aralıklarla yine ilgili mali kurumlara bildirilecek.


Bürokratik Yük Azalıyor mu?


Resmi yazıda düzenlemenin gerekçesi açık:

  • Daha      objektif ve standart değerlendirme,

  • Üniversitelerin      teşkilat yapısı ve kapasitesine göre planlama,

  • Bürokratik      süreçlerin azaltılması,

  • Zaman      ve kaynak tasarrufu.

Gerçekten de üçlü onay mekanizması yerine tek merkezli bir değerlendirme sistemi, işlem süresini kısaltabilir. Ancak burada kritik soru şu:

Merkezileşen sistem, üniversitelerin özgün ihtiyaçlarını ne ölçüde dikkate alacak?


Türkiye’de her üniversitenin yapısı farklıdır. Öğrenci sayısı, kampüs yaygınlığı, hastane varlığı, araştırma kapasitesi ve teknik altyapısı birbirinden oldukça farklıdır. Bu nedenle kadro planlamasında “tek tip” değerlendirme yaklaşımı yerine, veri temelli ve saha gerçekliğini dikkate alan bir model önem taşımaktadır.


İdari Personel Açısından Ne Anlama Geliyor?


Bu değişiklik özellikle idari personel için kritik önemdedir. Çünkü:

  • Uzun      süredir bekleyen kadro talepleri,

  • Unvan      değişikliği ve derece sorunları,

  • Yeni      birim açılmasına rağmen kadro verilmemesi,

  • Artan      iş yüküne rağmen personel takviyesi yapılmaması,

gibi kronik meseleler büyük ölçüde kadro izin süreçlerine bağlıdır.

Eğer yeni sistem gerçekten hızlı ve objektif işlerse:

  • Bekleyen      kadrolar daha kısa sürede ihdas edilebilir,

  • Personel      planlaması daha rasyonel hale gelebilir,

  • İş yükü      dengesi daha sağlıklı kurulabilir.

Ancak uygulamanın başarısı tamamen değerlendirme kriterlerinin şeffaflığına ve veri temelli işleyişine bağlı olacaktır.


Merkezi Planlama ve Sorumluluk Dengesi


Yeni düzenleme ile birlikte kadro planlamasında siyasi ve idari sorumluluk daha doğrudan merkezi düzeye taşınmış oldu. Bu da karar alma süreçlerinde netlik sağlayabilir.

Ancak üniversitelerin özerk yapısı, yerel ihtiyaçları ve birim bazlı gerçekleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Aksi takdirde süreç hızlansa bile sorunların niteliği değişmeden kalabilir.


Sonuç: Yeni Bir Fırsat mı?


2026 itibarıyla başlayacak uygulama, yükseköğretimde idari personel planlamasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Bu düzenleme;

  • Eğer      veri temelli,

  • Objektif      kriterlere dayalı,

  • Üniversite      gerçeklerini dikkate alan,

  • Bekleyen      kadro sorunlarını çözen

bir anlayışla uygulanırsa önemli bir fırsata dönüşebilir.

Ancak uygulamanın sahadaki sonuçları dikkatle izlenmeli; ortaya çıkabilecek aksaklıklar zamanında tespit edilmelidir.

Yükseköğretim sisteminde kadro yalnızca bir sayı değildir. Kadro; hizmetin kalitesi, çalışanların iş yükü dengesi ve kurumsal sürdürülebilirlik demektir.

2026 sonrası sürecin bu bilinçle yürütülmesi, hem üniversiteler hem de kamu yönetimi açısından belirleyici olacaktır.

11 Şubat 2026

Mehmet Küntay TAŞKIN

CUMHURBAŞKANLIĞI’NDAN ÜNİVERSİTELERDE KADRO SÜRECİNE YENİ DÜZENLEME

1 Şubat 2026

İbrahim GÜZEL

YÖK, İDARİ PERSONELİN TAYİN VE YÜKSEKÖĞRETİM TAZMİNATI SORUNLARINA KALICI ÇÖZÜM GETİRECEK Mİ?

1 Şubat 2026

Mehmet Küntay TAŞKIN

YENİ KANUN MADDESİ NELERİ GETİRECEK! ADAY MEMURLUKTA YENİ DÖNEM

31 Ocak 2026

Erdem Yalçın

ADAY MEMUR TAM ANLAMIYLA KORUMASIZ BIRAKILIYOR

25 Ocak 2026

Gönül TERZİ

BARINMAK LÜKS, MEMUR OLMAK YÜK

24 Ocak 2026

Erdem YALÇIN

MAAŞ ZAMLARI DAHA İLK AYDAN ERİYOR: ENFLASYON MEMURUN ALIM GÜCÜNÜ TEHDİT EDİYOR

bottom of page