top of page

Gönül Terzi

Sendika Üyesi

ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN

4 Aralık 2025

Bugün gündeme şöyle bir baktım. Kamuda üst düzey yöneticilere 30 bin TL üst düzey zam geliyormuş. Bu haberi okuyunca aklıma vizyona girmesiyle birlikte tüm dünyada ses getiren ve pek çok film eleştirmeni tarafından övgüyle söz edilen bir film geldi. TİTANİK.

Bir aşk filmi gibi dursa da aslında pek çok yönüyle sembolik olarak sınıfsal çatışmayı da ortaya koyan bir filmdi. Yani Titanik’in o devasa gövdesi, yalnızca okyanusu yararak ilerleyen bir gemi değildi; aynı zamanda insanlığın sınıfsal bölünmüşlüğünün yüz yıllardır değişmeyen bir temsiliydi. Üst güvertede kurallar, teamüller, ağırbaşlı davranışlar, keskin sınırlar… Alt güvertede ise hayatta kalmanın içgüdüsel coşkusu, özgürlük, kopukluk ve bütün çıplak gerçekliğiyle yaşamın kendisi. Freud’un süperego–id çatışmasının belki de en sinematografik anlatımı.

Bugün gördüğüm bu haber de Titanik’teki bu sembolik ayrımın bir kopyasını andırıyor.
Üst güverte yerinde duruyor: üst düzey yöneticilerin seyyanen zamları, kurumların “yukarıdakilere” açtığı geniş alanlar, sessizce örülmüş görünmez bariyerler…
Alt güverte de yerinde: memurların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin düşük maaşları, verilen zamların hayat pahalılığı karşısında eriyip gitmesi, ekonominin dar koridorlarında sıkışmış kitleler.

Üst güvertedekiler için hayat hâlâ kurallarla, törensel ifadelerle, ince ayarlı protokollerle sürüyor. Masa düzeninden toplantı takvimine, kıyafetten hitap şekline kadar her şey büyük bir “medeni düzen” illüzyonu altında akıyor. Tıpkı Titanik’in birinci sınıf salonlarında eldivenle selam veren hanımefendiler ve puroyla siyaset konuşan beyefendiler gibi…

Alt güverte ise geminin pas tutmuş demirlerinin arasında, gürültülü makinelerin hemen yanında. Memur da emekli de asgari ücretlisi de bu bölümde. Hesap kitap burada yapılıyor, ay sonu telaşı burada yaşanıyor, hayatın en somut yükleri burada taşınıyor. Bir yandan işine dört elle sarılan memur; diğer yanda aldığı maaş yetmediği için çocuklarına mahcup olan emekli…
Burada dürtüler değil, mecburiyetler konuşuyor: faturayı ödemek zorundasın, kirayı yetiştirmek zorundasın, pazarda fiyatlara bakıp “bu ay da böyle olsun” demek zorundasın.

Ve tam bu sırada duyuyoruz:
Üst düzey yöneticilere seyyanen zam gündemde.

Tıpkı Titanik’in birinci sınıf merdivenlerinden yukarı çıkan Rose’un, alt güverteye inene kadar görmediği o “diğer dünyanın” gerçekliği gibi… Yukarıdakilerin penceresinden aşağıdakilerin hayatı ancak bir istatistik, bir tahmini maliyet tablosu veya bir yönetim kurulu gündemi olarak görünüyor.

Üst güverteyi temsil edenler ne derse desin, alt güverte her gün hissediyor:
Aradaki fark bir tercih değil, bir sistem meselesi.

Memura verilen düşük zam, emekliye verilen kırıntı niteliğindeki artış; enflasyon denen dalganın yükseldikçe yükseldiği bir dönemde, alt güverte yolcularının cebindeki bozuk paralar kadar etkisiz kalıyor. Herkesin bildiği ama kimsenin açıkça söylemediği gerçek şu:

Geminin alt katlarında su çoktan dolmaya başladı.

Bu ülkenin gerçek çalışanları, memurları, emeklileri yani id’in hayatta kalma güdüsünü taşıyanlar kendilerine reva görülen bu maaşları artık taşımakta zorlanıyor.
Buna karşılık, süperegonun temsilcileri, en üst güvertede rüzgârı arkalarına alarak yolculuklarını sürdürüyor; yeni zamlarla, yeni ayrıcalıklarla, görünmez merdivenleri iyice sağlamlaştırarak…

Ve tüm bu tabloyu tek bir cümle özetliyor:

“Altta kalanın canı çıksın.”

Ama Titanik'in bize yıllar önce söylediği bir şey var:
Geminin adı ne kadar görkemli olursa olsun, su aynı su; çeliği aynı çelik ve karşıda duran buzdağı da kimseyi ırka, sınıfa, makama göre ayırmıyor.

Ama yine de önce altta kalanın canı çıkıyor.

9 Ocak 2026

Kerbela YALÇIN

ENFLASYONUN GÖLGESİNDE SESSİZCE EZİLENLER: ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİ

6 Ocak 2026

Erdem YALÇIN

GEÇİM GERÇEĞİ YİNE GÖRMEZDEN GELİNDİ

4 Ocak 2026

İsmail İDKİN

ZAM ORANI MI? KAYIP ORANI MI?

2 Ocak 2026

İbrahim GÜZEL

ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİ 2026’DA NELER BEKLİYOR?

30 Aralık 2025

Mehmet Küntay TAŞKIN

2026’YA GİRERKEN: MEMURLARI VE ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİ NELER BEKLİYOR?

24 Aralık 2025

Mehmet Küntay TAŞKIN

ÜNİVERSİTELERDE BAĞIMSIZ SENDİKACILIĞIN ZAMANI

bottom of page