
Erdem Yalçın
Genel Başkan Vekili
ADAY MEMUR TAM ANLAMIYLA KORUMASIZ BIRAKILIYOR
31 Ocak 2026
31 Ocak 2026 Yapılan düzenlemelerle;
Aday memurun memuriyetle ilişiğinin kesilmesi yetkisi alt kademelere indirilmiş,
Disiplin soruşturması açma süreleri keyfî biçimde uzatılmış,
İdarenin bildiği hâlde işlem yapmadığı fiilleri ileride bir baskı unsuru olarak kullanmasının önü açılmıştır.
Bu tablo, özellikle aday memurlar açısından daha vahimdir. Zaten kadro güvencesinden yoksun olan personel, bu düzenlemelerle birlikte tam anlamıyla psikolojik baskı altında tutulabilir hâle gelmiştir.
Daha da düşündürücü olan şudur: Devlet, özel sektörde çalışan işçileri İş Kanunu ile güvence altına alırken, kendi adına çalışan memurları iş kaybı korkusuyla terbiye etmeye yönelmektedir.
LİYAKATSİZ ATAMALAR + SINIRSIZ YETKİ = TEHLİKELİ BİR KARIŞIM
Liyakate dayanmayan atamalarla göreve gelen;
Kin ve öfkeyle hareket eden,
Kibirli,
Sendikal aidiyetini yöneticilik makamına taşıyan kişilere bu denli geniş yetkiler verilmesi, memurun ekmeğiyle oynamanın, geleceğini tehdit etmenin yasal zeminini oluşturmaktadır. Bu yetkiler, hukuku güçlendirmez; korku üretir. Disiplin, düzen sağlamaz; itaat dayatır.
BU DÜZENLEMELERİ ASLA KABUL ETMİYORUZ
Bizler kamu çalışanlarının temsilcileri olarak açıkça ifade ediyoruz: Memurun iş güvencesi pazarlık konusu yapılamaz. Disiplin hukuku, sendikal baskı aracı hâline getirilemez. Yönetici sendikacılığı üzerinden kamu çalışanları hizaya sokulamaz. Bu nedenle;
Söz konusu düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğu açıktır.
Muhalefet partilerini, demokratik kitle örgütlerini ve tüm hukuk çevrelerini göreve çağırıyoruz.
- İlgili kanun maddeleri derhâl Anayasa Mahkemesi’ne taşınmalı,
- Yürütmenin durdurulması talep edilmeli,
- Yeni mağduriyetler doğmadan bu düzenlemeler iptal edilmelidir.
Unutulmamalıdır ki: Devlet, korkutan değil; güven veren olmak zorundadır. Memur, biat eden değil; hukukla korunan olmalıdır. Biz bu mücadelenin takipçisi olacağız.

