
Mehmet Küntay TAŞKIN
Genel Başkan Yardımcısı
2026’YA GİRERKEN: MEMURLARI VE ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİ NELER BEKLİYOR?
30 Aralık 2025
2026’YA GİRERKEN: MEMURLARI VE ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNİ NELER BEKLİYOR?
2025 yılı, üniversitelerde görev yapan idari personel ve kamu görevlileri açısından zorlukların, belirsizliklerin ve birikmiş sorunların yılı oldu. Yüksek enflasyon, alım gücündeki ciddi erime, adaletsiz ücret politikaları ve çözüm üretmeyen yönetim anlayışı; sahada çalışan binlerce personelin omuzlarındaki yükü daha da ağırlaştırdı.
Şimdi önümüzde yeni bir takvim var: 2026.
Peki bu yeni yıl, üniversite idari personeli ve tüm memurlar için ne getiriyor, ne götürüyor?
Maaş Artışları: Rakam Var, Karşılığı Yok
8. Dönem Toplu Sözleşme ile 2026 yılı için öngörülen maaş artışları, daha cebe girmeden anlamını yitirmiş durumda. Açıklanan oranlar; kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaçlardaki artışların çok gerisinde kaldı. Bugün bir kamu görevlisi maaşı, ayın ortasını dahi getirmekte zorlanıyorsa, burada teknik değil yapısal bir sorun vardır.
Sorun açıktır, Maaş artışı enflasyona endeksli değil, hayatın gerçeklerine endeksli olmak zorundadır.
Üniversitelerde Görmezden Gelinen İdari Personel Gerçeği
Üniversiteler sadece akademik başarıdan ibaret değildir. İdari yapı; öğrenci işlerinden personel işlemlerine, mali işlerden güvenliğe kadar üniversitenin bel kemiğidir. Ancak yıllardır bu gerçek ya ötelenmiş ya da geçiştirilmiştir.
2026’ya girerken hâlâ:
· Görev tanımları net olmayan personel,
· Keyfî görevlendirmeler,
· Liyakati dışlayan yükselme süreçleri,
· Kurumdan kuruma değişen uygulamalar,
· Naklen atanma hakkının fiilen kullanılamaması
gibi temel başlıklar çözüme kavuşmuş değildir.
Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Adalet Talebi
2026 yılı, görevde yükselme ve unvan değişikliği beklentisinin daha da büyüdüğü bir yıl olacaktır. Ancak bu süreçlerin şeffaf, öngörülebilir ve eşitlikçi şekilde yürütülmediği her takvim, personelde yalnızca hayal kırıklığı üretmektedir.
Sınavlar yapılmalı, kadrolar açılmalı, yılların emeği görmezden gelinmemelidir.
Çalışanın önünü kapatan değil, emeğini ödüllendiren bir sistem mümkündür.
Naklen Atanma Hakkı: Bir Lütuf Değil, Haktır
Aile bütünlüğü, sağlık, sosyal ve ekonomik gerekçelerle naklen atanma talebi; bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Ancak üniversiteler arasında uygulama birliği olmaması, bu hakkı kâğıt üzerinde bırakmaktadır.
2026, bu konuda ya gerçek bir düzenleme yılı olacak ya da mağduriyetlerin derinleştiği bir yıl olarak anılacaktır.
ÜNİPERSEN’in Duruşu Net
ÜNİPERSEN olarak bizler, yüksek sesle ama sorumlu bir dille şunu söylüyoruz:
· Sorunları biliyoruz.
· Sahadayız.
· Taleplerimiz gerçekçi, çözüm odaklı ve hukuka uygundur.
Hak arayışını çatışma diliyle değil; kararlılık, akıl ve diyalog zemininde sürdürüyoruz. Üniversitelerde idari personelin sesi olmaya, memurun haklı taleplerini muhataplarına taşımaya devam edeceğiz.
Son Söz
2026, idari personel ve memurlar için ya “beklemeye devam edilen” bir yıl olacak ya da “hakların teslim edilmeye başlandığı” bir dönüm noktası.
Bu tercih, karar vericilerin olduğu kadar, haklarını bilen ve talep edenlerin de elindedir.
ÜNİPERSEN olarak biz, bu yolun neresinde durduğumuzu çok iyi biliyoruz.
Ve aynı noktadayız:
Emeğin karşılık bulduğu bir kamu düzeni için, kararlılıkla YOLUMUZDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ.
2026 yılının Çözümün, Adaletin Ve Emeğe Saygının Esas Alındığı Bir Yıl olması Temennisiyle, Tüm Çalışanlarımızın Yeni Yılını Kutluyoruz.

