
Mehmet Küntay TAŞKIN
Genel Başkan Yardımcısı
YENİ KANUN MADDESİ NELERİ GETİRECEK! ADAY MEMURLUKTA YENİ DÖNEM
1 Şubat 2026
Hukuki Güvence Daralıyor mu?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan son değişiklikler, özellikle aday memurlar ve disiplin hukuku bakımından dikkatle ele alınması gereken sonuçlar doğurmuştur. Bu değişiklikler, yalnızca teknik bir mevzuat güncellemesi değil; kamu görevlilerinin hukuki güvenliği, öngörülebilirliği ve iş güvencesi açısından önemli bir kırılma noktasıdır.
DMK m.57 Tamamen Yürürlükten Kaldırıldı
Aday memurluk rejiminin temel hükümlerinden biri olan DMK m.57, yapılan düzenleme ile tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durum, aday memurlar açısından dengeleyici ve koruyucu hükümlerin daralmasına yol açmıştır. Artık aday memurluk sürecinde DMK m.56 hükmü çok daha belirleyici hale gelmiştir.
Ancak burada önemli bir sorun ortaya çıkmaktadır:
Bu yeni durum, aday memurluk rejiminde hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zayıflatmaktadır. Uygulamanın büyük ölçüde ikincil mevzuata ve idari takdire bırakılması, keyfi işlemlere açık bir alan yaratmaktadır. Bu nedenle, aday memurların hak ve yükümlülüklerinin idari işlemlerle netleştirilmesi ihtiyacı her zamankinden daha fazladır.
Disiplin Zamanaşımında Yeni Dönem: DMK m.127
Disiplin hukuku açısından en kritik değişikliklerden biri ise DMK m.127 kapsamında yapılmıştır.
Önceki uygulamada, disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmemesi halinde, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğruyordu. Ayrıca disiplin cezası yargı kararıyla iptal edildiğinde, idare çoğu durumda zamanaşımı engeline takılıyor ve yeniden ceza tesis edemiyordu.
7573 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme bu tabloyu önemli ölçüde değiştirmiştir:
● Genel zamanaşımı kuralı korunmuştur.
● Ancak disiplin cezası yargı kararıyla iptal edilirse, kararın idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde yeniden ceza tesis edilebilecektir.
● Zamanaşımı dolmuşsa ya da 6 aydan daha az süre kalmışsa, mahkeme kararının gerekçesi dikkate alınmak suretiyle en geç 6 ay içinde yeniden disiplin cezası verilebilecektir.
Bu Ne Anlama Geliyor?
Bu düzenleme, açıkça idareye iptal kararından sonra ikinci bir hamle alanı tanımaktadır. Her ne kadar “mahkeme kararının gerekçesinin dikkate alınması” şartı getirilmiş olsa da, uygulamada gerekçe dışına çıkan yeni işlemlerle karşılaşılması kuvvetle muhtemeldir. Bu da, disiplin davalarında kazanım elde edilse dahi, sürecin fiilen sona ermediği anlamına gelmektedir.
Kısacası:
Disiplin davaları artık tek aşamalı değil, çok aşamalı bir mücadeleye dönüşmektedir.
Üyelerimiz ve Tüm Memurlar İçin Hayati Uyarılar
Bu yeni hukuki tablo karşısında, özellikle aday memurlar için bazı hususlar hayati önem taşımaktadır:
● Disiplin süreçlerinde yazılı bildirimler, savunma hakkı ve süreler titizlikle takip edilmelidir.
● Uyarma veya kınama gibi “hafif” görülen cezalar dahi adaylık döneminde çok ağır sonuçlar doğurabilir.
● Her disiplin işlemi, mutlaka gerekçesiyle birlikte incelenmeli ve süresi içinde itiraz edilmelidir.
● Yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezalarında, idarenin yeniden işlem tesis edip etmediği ve özellikle 6 aylık sürelerin işleyişi yakından izlenmelidir.
Sendikamız, bu süreçlerde üyelerimizin idari başvuru ve yargı yollarını etkin şekilde kullanabilmesi için hukuki destek mekanizmalarını kararlılıkla işletmeye devam edecektir.
Önemli Bir Not: 3+1 Sözleşmeliler Aday Memur Değildir
Kamuoyunda sıkça yanlış anlaşılan bir hususu özellikle vurgulamak gerekir:
663 sayılı KHK’nın 45/A maddesi kapsamında istihdam edilenler ile 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesine göre çalışan sözleşmeli personel, statüleri gereği aday memur sayılmaz. Bu personel grubu için aday memurluk hükümleri uygulanamaz.
Sonuç: Hukuki Güvence Yerine İdari Takdir mi?
Yapılan değişiklikler, aday memurluk döneminde disiplin cezalarının sonuçlarını ağırlaştırmakta ve yargı denetimi sonrasında idareye yeniden işlem tesis etme alanını genişletmektedir. Bu durum, hukuki güvenlik ve iş güvencesi ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Sendikamız; mevzuatın uygulanmasını yakından takip edecek, ölçüsüz ve keyfi işlemlere karşı idari ve yargısal tüm başvuru yollarını kararlılıkla kullanacaktır. Gerekirse düzenlemelerin iptali için hukuki ve eylemsel tüm süreçleri işletmekten geri durmayacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

