KAMU ÇALIŞANLARINA UYUM HAFTASINDA İDARİ İZİN DÜZENLEMESİ VE AİLE DOSTU KAMU POLİTİKASI
Sendika olarak tekrar dile getiriyoruz: “Aile yaşamını destekleyen uygulamalar geçici izinlerle sınırlı kalmamalı; doğum izinleri artırılmalı, kreşi olmayan üniversite kalmamalıdır.”
2026-2027 eğitim ve öğretim yılı uyum eğitimleri ile aile katılım etkinlikleri kapsamında, okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan velilerinden birine, talebi hâlinde 7-11 Eylül 2026 tarihleri arasında idari izin verilebilecek.
Söz konusu idari izin; öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun şekilde, etkinliklere katılım şartıyla ve günde toplam üç saati aşmamak üzere kullandırılabilecek. Hizmetlerin aksamaması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla izinler birim amirlerinin onayı doğrultusunda verilecek.
Üniversite İdari Personel Sendikası olarak, çocukların eğitim hayatına başladığı veya yeni bir eğitim kademesine geçtiği bu önemli dönemde kamu çalışanı anne ve babaların çocuklarının yanında bulunmasını sağlayan düzenlemeyi olumlu buluyoruz. Ancak aile ve çalışma yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik politikaların yalnızca birkaç günlük idari izinlerle sınırlı bırakılmaması gerektiğini özellikle vurguluyoruz.
UYGULAMANIN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİDİR
Uyum haftasında tanınan idari izin hakkı, kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretecek biçimde geliştirilmelidir. İznin kullanılmasının yöneticilerin kişisel değerlendirmelerine bırakılmaması, kurumlar arasında farklı uygulamalara yol açılmaması ve şartları taşıyan bütün çalışanların bu haktan eşit biçimde yararlanması sağlanmalıdır.
Çocukların okula başladığı ilk günlerde anne veya babasının yanında bulunması hem öğrencinin uyum sürecini kolaylaştırmakta hem de çalışanların ailevi sorumluluklarını kaygı yaşamadan yerine getirmesine imkân tanımaktadır. Bu nedenle benzer izin düzenlemeleri eğitim hayatının diğer önemli geçiş dönemlerini ve çalışanların zorunlu ailevi ihtiyaçlarını da kapsayacak şekilde genişletilmelidir.
DOĞUM İZİNLERİ ARTIRILMALIDIR
Kamu çalışanlarının aile hayatını koruyacak bütüncül bir düzenleme kapsamında, kadın kamu çalışanlarına verilen ücretli doğum izni süresi artırılmalı; babalık izni günün ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmelidir. Doğum sonrası yarı zamanlı çalışma, süt izni ve ücretsiz izin haklarının kullanımında çalışanların mali ve özlük hakları korunmalıdır.
Ebeveynlerin çocuklarının yalnızca doğumunda değil, gelişimlerinin en hassas dönemlerinde de yanlarında bulunabilmeleri sosyal devlet anlayışının bir gereğidir. Doğum ve ebeveynlik izinleri, çalışanı gelir kaybına uğratan veya kariyerinden uzaklaştıran bir uygulama olmaktan çıkarılmalıdır.
KREŞİ OLMAYAN ÜNİVERSİTE KALMAMALIDIR
Binlerce personelin görev yaptığı üniversitelerin önemli bir bölümünde hâlâ yeterli kapasiteye sahip bir kreş veya çocuk bakımevi bulunmamaktadır. Kreş bulunan bazı üniversitelerde ise yüksek ücretler, yetersiz kontenjanlar ve öncelik sıralamalarındaki adaletsizlikler nedeniyle çalışanlar bu hizmetten yararlanamamaktadır.
Üniversiteler yalnızca eğitim ve bilim kurumları değil, aynı zamanda binlerce kişinin görev yaptığı büyük kamu işyerleridir. Bu nedenle kreş ve çocuk bakımevi hizmeti bir ayrıcalık değil, çalışanların temel sosyal hakkı olarak kabul edilmelidir.
Üniversitelerin personel sayısı ve ihtiyaçları esas alınarak yeterli kapasitede kreş açmaları zorunlu hâle getirilmeli; kreşi olmayan üniversite bırakılmamalıdır. Kreş ücretleri ticari işletme anlayışıyla belirlenmemeli, üniversitelerin bütçelerinden desteklenerek personelin rahatlıkla ödeyebileceği makul seviyelerde tutulmalıdır. Düşük gelirli çalışanlar ile birden fazla çocuğu bulunan ailelere ayrıca indirim ve destek sağlanmalıdır.
AİLE DOSTU KAMU PERSONEL POLİTİKASI OLUŞTURULMALIDIR
ÜNİPERSEN olarak çağrımız açıktır: Uyum haftasında getirilen idari izin düzenlemesi tüm kurumlarda eksiksiz ve eşit biçimde uygulanmalı; ardından aile yaşamını destekleyen kalıcı kamu personel politikaları hayata geçirilmelidir.
Doğum ve ebeveynlik izinlerinin artırıldığı, kreş hizmetinin bütün üniversitelerde erişilebilir olduğu, kreş ücretlerinin çalışanların ödeme gücüne göre belirlendiği ve hiçbir personelin işi ile ailesi arasında tercih yapmak zorunda bırakılmadığı bir çalışma hayatı istiyoruz.
Üniversite çalışanlarının ailevi ve sosyal haklarının geliştirilmesi için taleplerimizi ilgili kurumlara taşımaya ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

