MEMURUN ZAMMI İLK AYDA ERİRKEN, MASADA OTURANLAR NEREDE?
Memur ve memur emeklileri 2026 yılının ilk yarısı için yüzde 6,85 enflasyon farkı ve yüzde 11 toplu sözleşme zammı almıştı. Ancak Ocak 2026 enflasyonunun yüzde 4,84 olarak açıklanmasıyla birlikte, bu artışların memuru korumaktan ne kadar uzak olduğu daha ilk aydan net biçimde ortaya çıkmıştır.
Henüz yılın başında, memurlara verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yarısı enflasyon karşısında erimiştir. Bu tablo, toplu sözleşme masasında atılan imzaların memurun alım gücünü koruyamadığını açıkça göstermektedir.
Buradan soruyoruz:
Masada memur adına imza atan yetkili sendika ve masa ortakları bu tabloyu nasıl açıklamaktadır?
Daha ilk ayda maaşları enflasyona teslim eden bir sözleşmenin neresinde kazanım vardır?
Toplu sözleşme sürecinde masaya oturan sendikalar, gerçek enflasyonu görmezden gelen oranlara imza atarak memuru koruyamamış; bunun bedelini bugün milyonlarca memur ve emekli ödemeye başlamıştır. Maaşlar daha cebe girmeden erirken, bu süreci “başarı” olarak sunan sendikal anlayışın iflas ettiği açıktır.
KAYIP DÜZENİNE KARŞI EŞEL MOBİL SİSTEM ŞART
Aylardır her platformda dile getirdiğimiz Eşel Mobil Sistem, yaşanan bu kayıpların en somut çözümüdür. Enflasyon maaşlara aylık olarak otomatik yansıtılmalı. Toplu Sözleşmede Zam konuşulmalıdır. Eşel mobil sistemin olmadığı her toplu sözleşme, memuru bilinçli şekilde enflasyona açık bırakmak anlamına gelmektedir. Bugün yaşananlar bir sürpriz değil; yanlış sözleşme anlayışının kaçınılmaz sonucudur.
Buradan net bir şekilde ifade ediyoruz:
Memuru daha ilk ayda zarara uğratan bu toplu sözleşme düzeni başarısızdır.
Yetkili sendikanın ve masaya oturan sendikaların, bu tablo karşısında sorumluluktan kaçması kabul edilemez.
Memurların beklentisi açıktır:
Enflasyonun gerisinden gelen göstermelik zamlar değil; eşel mobil sistemle güvence altına alınmış, gerçekçi ve kalıcı alım gücünü koruyan bir ücret politikasıdır.

