top of page

MÜLAKATLARDA ADALETSİZLİĞE İZİN VERMİYORUZ: LİYAKATİ ZEDELEYEN UYGULAMALARA, KEYFİLİĞE GEÇİT YOK

Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) olarak açtığımız davada  hukukun, liyakatin ve adaletin yanında yer alan önemli bir karar verilmiştir. İzmir 8. İdare Mahkemesi, görevde yükselme sürecinde yazılı sınavdan yüksek puan almasına rağmen sözlü sınavda düşük puan verilerek başarısız sayılan sendikamız üyesi hakkında tesis edilen işlemi hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karar, görevde yükselme süreçlerinde yıllardır dile getirdiğimiz kaygıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur. 

Dava konusu olayda, sendikamız üyesi yazılı sınavdan yüksek puan alarak bilgi düzeyini, mevzuat hâkimiyetini ve göreve ilişkin yeterliliğini açık biçimde ortaya koymuştur. Buna rağmen sözlü sınavda 78,8 puan verilerek başarısız sayılmış, ardından yaptığı itiraz da idare tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine konu yargıya taşınmış, Mahkeme yaptığı ayrıntılı inceleme sonucunda sözlü sınav sürecinin objektiflik, denetlenebilirlik ve hukuka uygunluk bakımından ciddi eksiklikler taşıdığını tespit etmiştir. 

Mahkeme kararında çok açık bir ilkeye işaret etmiştir: Kamu görevine yükselme ve ilerleme süreçleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun temel ilkeleri arasında yer alan kariyer ve liyakat esaslarına uygun şekilde yürütülmek zorundadır. Kamu personelinin yükselmesi; kişisel kanaatlere, subjektif değerlendirmelere ya da denetlenemeyen takdire değil, eşitlik içinde uygulanan, nesnel ve somut kriterlere dayanmalıdır. Kararda özellikle, sözlü sınavların ancak ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun, yargısal denetime imkân verecek açıklıkta ve kayıt düzeni içinde yapılması halinde hukuken kabul edilebilir olduğu vurgulanmıştır. 

Kararda dikkat çeken bir başka yön de şudur: Mahkeme, sözlü sınavların yalnızca şeklen yapılmasının yeterli olmadığını; adaylara yöneltilen soruların önceden hazırlanmış olması, adayların verdiği cevapların kayda geçirilmesi ve hangi komisyon üyesinin hangi kritere göre hangi notu verdiğinin ayrı ayrı ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım son derece önemlidir. Çünkü bugün birçok kurumda sözlü sınavlar, liyakatı güçlendiren bir araç olmak yerine, hak kayıplarına yol açan ve çalışanlar üzerinde güvensizlik oluşturan bir alana dönüşebilmektedir. Bu karar ise sözlü sınavların keyfi biçimde yürütülemeyeceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. 

Mahkeme tarafından verilen iptal kararı, yalnızca bir işlemin hukuka aykırılığını ortaya koymakla kalmamış; aynı zamanda idarelere de açık bir mesaj vermiştir: Görevde yükselme süreçlerinde puanlama, değerlendirme ve karar mekanizmaları denetlenebilir olmak zorundadır. Bir personelin emeğini, bilgisiyle kazandığı yazılı sınav başarısını ve kariyer beklentisini belirsiz, gerekçesiz ya da eksik kayıtlarla bertaraf etmek hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Sözlü sınav adı altında kurulan her işlem, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde, objektif kurallara bağlı olmak zorundadır. 

ÜNİPERSEN olarak bu kararı, yalnızca bir üyemizin davasında alınmış bireysel bir sonuç olarak görmüyoruz. Bu karar, üniversitelerde görevde yükselme süreçlerinde adalet, eşitlik ve liyakat talep eden tüm çalışanlar açısından son derece önemli bir hukuki kazanımdır. Çünkü yıllardır dile getirdiğimiz temel sorunlardan biri tam da budur: Yazılı sınavla ortaya konulan başarıların, sonrasında objektifliği tartışmalı sözlü sınavlarla gölgelenmesi; personelin emeğinin, birikiminin ve kariyer hakkının belirsiz değerlendirmelerle zedelenmesi. İzmir 8. İdare Mahkemesi’nin bu kararı, bu yanlış uygulamalara karşı güçlü bir hukuk dayanağı oluşturmuştur. 

Bizim yaklaşımımız nettir. Görevde yükselme süreçleri kişilere göre değil kurallara göre işlemelidir. Personelin geleceğini etkileyen sınavlar, kapalı değerlendirmelerle değil; açık, şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir usullerle yürütülmelidir. Üniversitelerde çalışan idari personelin kariyer hakkı, mevzuatın tanıdığı imkanlardan tam ve adil biçimde yararlanması, kamu yönetiminin temel ilkeleri gereğidir. Hiç kimsenin alın terisi, bilgi birikimi ve yıllar içinde oluşturduğu mesleki emeği, kayıt altına alınmamış değerlendirmelerle yok sayılamaz.

ÜNİPERSEN, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üniversite idari personelinin hakkını hukuk zemininde savunmaya devam edecektir. Haksızlığa uğrayan her üyemizin yanında olmaya, liyakatı zedeleyen her uygulamanın karşısında durmaya, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde adaletin tesisi için mücadeleyi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü kurumlar, ancak hakkaniyetli uygulamalarla; adil çalışma hayatı ise ancak liyakat ilkesine bağlı kalınarak kurulabilir.

bottom of page