top of page

MEMURUN GÜNDEMİ YAYINIMIZI YÖK ÖNÜNDEN GERÇEKLEŞTİRDİK

 

Üniversite idari personelinin sorunlarını gündeme taşımak, taleplerini kamuoyuna güçlü bir şekilde duyurmak ve yürütülen çalışmaların takipçisi olmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz Memurun Gündemi yayınımızda bir kez daha Yükseköğretim Kurulu önündeydik.


Bugünkü yayınımızda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 31 Temmuz 2026 tarihli ve “Memurların Karşılıklı Olarak Naklen Atanmaları” konulu yazısını bütün ayrıntılarıyla değerlendirdik. Ayrıca açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerini, memur maaşlarının enflasyon karşısındaki durumunu ve kamu çalışanlarının giderek ağırlaşan ekonomik şartlarını ele aldık.

KARŞILIKLI NAKİL SÜRECİNİN AYRINTILARINI DEĞERLENDİRDİK
YÖK’ün yazısına göre, devlet yükseköğretim kurumlarının memur kadrolarında görev yapan ve karşılıklı naklen atanmak suretiyle başka bir yükseköğretim kurumuna geçmek isteyen personelin tercih işlemleri 5–21 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.


Naklen atanma yasağı kapsamında bulunmayan personel, pbs.yok.gov.tr adresindeki Personel Bilgi Sistemi’ne e-Devlet kimlik doğrulama yöntemiyle giriş yapacak. Tercihler, sistemde yer alan “Bireysel İşlemler” menüsü altındaki “Karşılıklı Naklen Atanma İşlemleri” bölümünden alınacak.


Yeni düzenlemeyle personele en fazla üç tercih hakkı tanındı. Daha önce 2 tercihle sınırlı olan sistemde tercih sayısının üçe çıkarılması, eşleşme ihtimalinin artırılması bakımından önemli bir gelişmedir. ÜNİPERSEN olarak uzun süredir dile getirdiğimiz taleplerden birinin karşılık bulmasını değerli görüyoruz.


Bununla birlikte, yazıda yer alan önemli sınırlamalardan biri de il içi tercihlere ilişkindir. İstanbul ili dışındaki üniversitelerde görev yapan idari personel, aynı il içerisinde bulunan başka bir üniversiteyi naklen atanmak amacıyla tercih edemeyecek. İstanbul’da görev yapan personel ise bu sınırlamanın dışında tutulacak.


Yazıda ayrıca personelin tercih yapabilmesi için kadro bilgilerinin görev yaptığı üniversitenin Personel Daire Başkanlığı tarafından Personel Bilgi Sistemi’ne eksiksiz ve güncel şekilde kaydedilmesi gerektiği belirtildi. Bunun yanında, personelin bulunduğu kadro unvanına atanmasına esas öğrenim bilgisinin de sisteme girilmiş olması gerekiyor. Bu nedenle tercih yapmak isteyen çalışma arkadaşlarımızın, başvuru süresi başlamadan önce kadro ve öğrenim bilgilerinin sistemde doğru ve güncel olup olmadığını kontrol etmeleri önem taşıyor. Doğru ve güncel olmayan bilgiler için çalıştığınız kuruma başvurulmasını gerektiğini vurguladık.
YÖK yazısında özellikle dikkat edilmesi gereken bir başka husus da eşleşme veya atanma hakkı elde edilmesinin ardından atanmaktan vazgeçilmesine ilişkindir.


Buna göre, karşılıklı eşleşme sağlandığı veya atanma hakkı kazanıldığı hâlde atanmaktan vazgeçen personelin, eşleştiği diğer personelin de mağduriyetine neden olduğu değerlendirilecek. Bu nedenle karşılıklı eşleşmenin ardından atanmaktan vazgeçenlerin bir sonraki eşleşme döneminde tercihleri alınmayacak. Çalışma arkadaşlarımızın tercihlerini yaparken görev yapmak istedikleri üniversiteleri, şehirlerin yaşam koşullarını, aile durumlarını ve kişisel şartlarını dikkatle değerlendirmeleri gerekiyor. Tercihlerin kesin karar verilerek yapılması, hem personelin kendisinin hem de karşılıklı eşleştiği çalışma arkadaşının mağdur olmaması açısından büyük önem taşıyor.


KARŞILIKLI NAKİL ÖNEMLİ BİR ADIM, ANCAK KALICI ÇÖZÜM DEĞİLDİR
Üniversite idari personelinin kurumlar arası yer değişikliği talebini yıllardır kararlılıkla gündemde tutuyoruz. YÖK önünde gerçekleştirdiğimiz nöbet eylemleri, haftalık yayınlar, basın açıklamaları ve yetkililerle yaptığımız görüşmeler sonucunda atılan her olumlu adımı önemli buluyoruz.


Tercih sayısının üçe çıkarılması, işlemlerin e-Devlet doğrulamasıyla elektronik ortamda yapılması ve sürecin daha sistemli hâle getirilmesi olumlu gelişmelerdir. Ancak karşılıklı nakil uygulaması, üniversite idari personelinin tayin sorununu tek başına çözemez. Karşılıklı nakil sistemi, aynı unvan ve uygun şartlara sahip iki personelin aynı dönemde birbirlerinin görev yaptığı üniversitelere gitmek istemesine bağlıdır. Dolayısıyla personelin eşleşme bulamaması hâlinde tayin talebi karşılıksız kalmaktadır. 
ÜNİPERSEN olarak temel talebimiz; çalışanları karşılıklı eşleşme bulmaya mecbur bırakmayan, hizmet süresi, aile birliği, sağlık durumu, engellilik, eğitim ve diğer mazeretleri dikkate alan puan esaslı, adil, şeffaf, denetlenebilir ve sürekli bir merkezi yer değişikliği sisteminin kurulmasıdır.


Üniversite idari personeli görev yaptığı üniversitenin sınırları içerisine mahkûm edilmemelidir. Aileler parçalanmamalı; kamu çalışanları eşlerinden, çocuklarından ve memleketlerinden yıllarca uzakta yaşamak zorunda bırakılmamalıdır. Tayin hakkı bir ayrıcalık değil, kamu personeli açısından temel bir çalışma hakkıdır. Süreci yakından takip ettiğimizi ve süreçte gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğimizi sosyal medya hesaplarımızı takipte kalınız.


TEMMUZ AYI ENFLASYONUNU VE MEMURUN ALIM GÜCÜNÜ DEĞERLENDİRDİK
Yayınımızda açıklanan Temmuz ayı enflasyon verilerini de değerlendirdik. Enflasyonun memur maaşları, emekli aylıkları ve çalışanların günlük yaşam koşulları üzerindeki etkilerini kamuoyuyla paylaştık.


Kira, gıda, ulaşım, eğitim, sağlık ve temel tüketim giderlerinde yaşanan artışlar karşısında kamu çalışanlarının maaşları daha ceplerine girmeden erimektedir. Açıklanan resmî oranlardan bağımsız olarak çarşıda, pazarda ve faturada hissedilen hayat pahalılığı memurun omuzlarındaki yükü her geçen gün artırmaktadır.


Yaşanan ekonomik kayıp artık yalnızca sonradan ödenen enflasyon farkıyla giderilemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Memurlar için yapılacağı açıklanan kapsamlı mali ve özlük hakları düzenlemesine ilişkin ise aradan geçen zamana rağmen hâlâ somut bir açıklama yapılmamıştır.


Kamu çalışanlarının beklentisi geçici iyileştirmeler, belirsiz vaatler ve sürekli ertelenen açıklamalar değildir. Memurun alım gücünü kalıcı biçimde koruyacak, çalışma hayatındaki mali adaletsizlikleri ortadan kaldıracak, görev ve sorumluluk dengesini sağlayacak ve emekliliğe de yansıyacak bütüncül ve kapsamlı bir düzenleme artık zorunluluktur.


ÜNİPERSEN olarak üniversite idari personelinin tayin hakkı başta olmak üzere bütün ekonomik, sosyal ve özlük haklarının takipçisi olmaya devam edeceğiz. Atılan olumlu adımları destekleyecek, eksiklikleri açıkça dile getirecek ve taleplerimizi çözüm üretilinceye kadar her platformda savunacağız.
Mücadelemiz karşılık buluyor.
Kararlılığımız sonuç getiriyor.
Üniversite idari personelinin sesi her geçen gün daha güçlü yükseliyor!
ÜNİPERSEN
Üniversite idari personelinin güçlü ve kararlı sesi.

bottom of page