YÜKSEKÖĞRETİM KURULU ÖNÜNDE TAYİN VE YÜKSEKÖĞRETİM TAZMİNATI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİK
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) olarak, üniversitelerde görev yapan idari personelin yıllardır çözüm bekleyen iki temel talebi olan kurumlar arası tayin hakkı ve yükseköğretim tazminatı konularını kamuoyunun gündemine taşımak amacıyla Yükseköğretim Kurulu önünde basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
Basın mensuplarının ve diğer illerden gelen çalışma arkadaşlarımızın katılımıyla yapılan açıklamada, üniversitelerin yalnızca akademik faaliyetlerden ibaret olmadığı; eğitim-öğretimden mali hizmetlere, personel işlemlerinden teknik destek ve güvenliğe kadar tüm süreçlerin idari personelin emeğiyle yürütüldüğü vurgulandı.
Tayin Hakkı: Geçici Değil, Kalıcı Sistem
Açıklamada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kamu görevlileri arasında yer almamıza rağmen üniversiteler arasında merkezi ve düzenli işleyen bir nakil sisteminin bulunmamasının ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.
Aile birliğini sağlamak isteyen, eş durumu veya sağlık mazereti bulunan çok sayıda personelin dahi yıllardır mağdur edilmektedir; dijital altyapıya dayalı, planlı ve tüm üniversiteleri kapsayan kalıcı bir tayin sisteminin kurulmasının hem çalışanlar hem de kurumlar açısından zorunluluk olduğunu tekrar dile getirdik.
Geçtiğimiz yıl başlatılan karşılıklı yer değişikliği (becayiş) uygulamasının önemli bir adım olduğu ancak sınırlı kapsamda kalmasının sorunu kökten çözmeye yetmediği ifade edilerek, sürecin düzenli takvime bağlanması çağrısı yapıldı.
Yükseköğretim Tazminatı: Üniversite Bir Bütündür
Basın açıklamasında ikinci temel başlık yükseköğretim tazminatıydı. Aynı üniversite çatısı altında görev yapan akademik ve idari personelin birbirini tamamlayan iki asli unsur olduğu vurgulanarak; akademik personele ödenen yükseköğretim tazminatının idari personeli kapsamamasının çalışma barışını zedelediği tekrar ifade ettik. ÜNİPERSEN olarak ayrıcalık değil, üniversite hizmetinin bütüncül yapısı içinde adil ve dengeli bir mali düzenleme talep ettiğimizi kamuoyuyla paylaştık.
Görevde Yükselme Sınavı Süreci
Öte yandan, 31 Aralık 2025 tarihinde Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelere gönderilen yazı ile 2026 yılı merkezi görevde yükselme sınav sürecinin başlatılmış olması olumlu bir adımdır. İki yıl arayla sınav açılması yönündeki bu irade için YÖK yönetimine teşekkür ediyoruz.
Ancak sınav takvimi henüz resmi olarak açıklanmamışken, bazı sendikaların YÖK’ün yerine geçerek tarih belirler gibi kamuoyuna bilgi vermesi sorumsuz ve spekülatif bir tutumdur. Resmî açıklama olmadan yapılan bu yönlendirmeler, idari personel arasında gereksiz beklenti oluşturmakta ve kafa karışıklığına yol açmaktadır. Kurumsal ciddiyet, yetki sınırlarını bilmeyi gerektirir. Takvim açıklamak YÖK’ün görevidir; sendikaların değil. Bu nedenle sürecin sağlıklı ve şeffaf yürütülebilmesi adına resmi sınav takviminin Yükseköğretim Kurulu tarafından bir an önce kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini güçlü şekilde ifade ediyoruz.
“Karşı Karşıya Değil, Çözüm Masasındayız.
ÜNİPERSEN olarak çözümden, diyalogdan ve kurumlarımızın güçlenmesinden yana olduğumuzu bir kez daha vurguladık. Basın açıklamamıza katılım sağlayan temsilcilerimize, destek veren üyelerimize ve tüm idari personel arkadaşlarımıza teşekkür ediyor; yükseköğretim sistemimizin daha adil ve dengeli bir yapıya kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

