SENDİKAMIZDAN, TAYİN HAKKI İÇİN ÖNEMLİ YARGI ZAFERİ;
EMSAL NİTELİĞİNDE KARAR
Sendikamızın hukuki mücadelesi bir kez daha sonuç vermiş, üniversitelerde görev yapan idari personelin naklen tayin hakkı konusunda son derece önemli ve güçlü bir yargı kararı alınmıştır.
İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde hizmetli kadrosunda şoför olarak görev yapan üyemizin, Silivri Belediye Başkanlığı’na naklen atanma talebine muvafakat verilmemesi üzerine açılan dava, İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından karara bağlanmış; Mahkeme 20.01.2026 tarihli kararıyla idarenin ret işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.
Mahkeme kararında açıkça; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca idarelerin takdir yetkisi bulunduğu ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağlı olduğu vurgulanmıştır. “Personel ihtiyacı” gibi soyut ve genel ifadelerin, somut olayın özellikleri karşısında yeterli bir gerekçe oluşturamayacağı net şekilde ortaya konulmuştur.
Üyemizin Silivri’de ikamet ettiği, şehit yakını olduğu, yaşlı ve hasta annesine bakmakla yükümlü bulunduğu ve her gün ciddi ulaşım güçlüğü yaşadığı hususları Mahkeme tarafından birlikte değerlendirilmiş; Silivri’de görev yapmasının hem verimliliğini artıracağı hem de kamu hizmetine katkısını güçlendireceği tespit edilmiştir. Kararda, kamu görevlisinin maddi ve manevi varlığının korunmasının ve geliştirilmesinin Anayasal bir yükümlülük olduğu özellikle vurgulanmıştır.
Daha da önemlisi; üniversite bünyesinde çıkarılan naklen tayin yönergelerinin, 657 sayılı Kanun’da yer almayan sınırlamalar getiremeyeceği açıkça belirtilmiş, normlar hiyerarşisi gereği kanun hükmünün esas alınması gerektiği ifade edilmiştir. Bu yönüyle karar, üniversitelerde uygulanan keyfi ve daraltıcı nakil uygulamalarına karşı güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır.
Bu karar, üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumlar arası nakil taleplerinde idarenin takdir yetkisinin keyfi biçimde kullanılamayacağını yargı kararıyla tescillemiştir. Aile birliği, sağlık durumu ve sosyal koşulların göz ardı edilerek verilen ret kararlarının hukuka uygun sayılamayacağı açıkça ortaya konmuştur.
Sendikamız; üyelerimizin tayin hakkı başta olmak üzere tüm özlük ve sosyal haklarının korunması için hukuk zemininde kararlı ve güçlü duruşunu sürdürecektir. Üniversitelerde adil, şeffaf ve kanuna uygun uygulamalar tesis edilinceye kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.




