top of page

5.HAFTA EYLEMİMİZDE BORDROLARIMIZI YAKTIK

Sendika olarak, kamu çalışanlarının yaşadığı geçim sorununu görünür kılmak ve bordrolardaki kaybı belgeleriyle ortaya koymak amacıyla eylemlerimizin 5. haftasında Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde Bordrolarımızı yaktık.

Eylemimizde, süslü açıklamalar, süslü sözler, yerine maaş bordroları ve banka hesap hareketleri, Faturalar vardı ve tüm açıklığıyla bunlar ortaya konuldu. Aslında; kâğıt üzerinde artmış gibi gösterilen maaşların, gerçek hayatta kira bedellerine, banka faizlerine, borçlara ve gittiğini belgeleriyle ortaya koyduk. Bugün binlerce kamu çalışanının maaş hesabı ertesi gün eksidedir. Bunun anlamı nettir:

 

Memur her ay daha maaşını almadan faiz ödemeye mahkûm edilmektedir.

 

Maaş yatıyor; önce kira, sonra faturalar, ardından kredi ve banka faizleri kesiliyor. Geriye kalanla geçinmek değil, hayatta kalmak isteniyor.

 

8.Toplu Sözleşme ve hakem heyeti kararlarıyla dayatılan bu ücret düzeni, 2026 yılında kamu çalışanına asgari yaşamı bile çok görmektedir. Bu yıllardır yetkili etkisiz sendikanın hatası değil artık tercihi olmuştur. Ve bu tercihin bedelini kamu çalışanları ödemektedir.

 

Buradan açıkça söylüyoruz: Devletin memuru; enflasyon rakamlarına göre değil, gerçek yaşam maliyetlerine göre ücret almalıdır. Kadrolar arası maaş adaletsizliği son bulmalı, emekli memur ile çalışan memur arasındaki uçurum kapatılmalı, asgari geçim düzeyinin altında maaş dayatmasından vazgeçilmelidir.

 

Maaşının yarısını kiraya vermek, diğer yarısını fatura ve banka kredilerine vermek zorunda kalan bir kamu çalışanı için ortada zam yoktur. Eğitim giderleri de aynı şekilde kontrolden çıkmıştır. Dün çocuğunu okula gönderebilen kamu çalışanı, bugün hangi masraftan vazgeçeceğini hesaplamaktadır.

 

Biz bugün orada bir rakam tartışması yapmadık. Biz bugün geçinemediğimizin belgesini gösterdik. Bu nedenle 2026 yılında kamu çalışanına asgari yaşam koşullarını dahi sağlamayan bordroları yakmak zorunda kaldık. Çünkü bu bordrolar, emeğimizin karşılığı değildir; alın terimizin, fedakârlığımızın ve yıllardır omuzladığımız kamu hizmetinin gerçek değerini yansıtmamaktadır.

 

Bir bordro; çalışanın emeğini, ay boyunca verdiği hizmetin karşılığını ve hayatını sürdürebilme güvencesini göstermelidir. Ancak bugün önümüze konulan bordrolar, bunu yapmaktan uzaktır. Eğer bir bordroda yazan maaş, daha ertesi gün kira, fatura, kredi ve faiz ödemeleriyle tükeniyorsa, o bordronun artık bir anlamı kalmamıştır.

 

Ve maaşlar bu haldeyken;

  • Tayin sorunu çözülmemektedir,

  • 3600 ek gösterge bekletilmektedir,

  • Yükseköğretim tazminatı yıllardır sürüncemededir,

  • Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaderine terk edilmiştir,

  • Kamu mühendisleri, teknik personel, kütüphaneciler, kamu avukatları, mali hizmetler uzmanları yok sayılmıştır.

Sendikamız, kamu çalışanının gerçek sesi olmaya devam edecektir.

bottom of page