YARDIMCI HİZMETLER SINIFI SORUNU ARTIK ERTELENMEMELİ!
Kamu çalışanlarının uzun yıllardır çözüm bekleyen en önemli yapısal sorunlarından biri olan Yardımcı Hizmetler Sınıfının (YHS) kaldırılması ve bu kadroda görev yapan personelin eğitim durumlarına uygun kadrolara atanması, artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir.
1965 yılında çıkarılan bir yasa ile devlet memurluğu kapsamına alınan Yardımcı Hizmetler Sınıfı, aradan geçen yaklaşık 60 yıl boyunca kamunun ihtiyaç duyduğu her alanda görev yapmıştır. Kamunun yükünü sırtlayan YHS personeli; görev tanımı olmamasına, personel eksikliğine, ağır ve belirsiz iş yüküne, mobbinge ve keyfi uygulamalara rağmen verilen her görevi eksiksiz yerine getirmiştir.
Ancak bu uzun süre boyunca Yardımcı Hizmetler Sınıfı için kayda değer hiçbir sosyal, özlük ve mali iyileştirme yapılmamış, sorunlar yıllar içinde büyüyerek içinden çıkılamaz bir hale gelmiştir. Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin statüsü ve görev alanları netleştirilmemiş, yaşanan sorunlara ilişkin çözüm önerileri uzun yıllar boyunca karşılıksız kalmıştır.
Bugün kamuda görev yapan yaklaşık 111 bin Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin yaşadığı mağduriyet, uzun süredir siyasetin de gündeminde yer almaktadır. Siyasi partiler tarafından verilen sözler ve yapılan açıklamalar kamuoyunun bilgisi dâhilindedir. Ancak aradan geçen zamana rağmen somut ve kalıcı bir adım atılmamış, YHS sorunu çözümsüz bırakılmaya devam etmiştir.
Artık bu sorun daha fazla ertelenemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne açık çağrımızdır:
Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılmasına ilişkin kanun teklifi verilerek gündeme alınmalı ve 111 bin YHS’ndaki kamu çalışanına verilen sözleri yerine getirilmelidir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli ayrıcalık değil, hakkını istemektedir. Devlet memuru olarak göreve başlayan çalışma arkadaşlarımız, yıllardır “her işin insanı” haline getirilmiştir. Ne işçi statüsünün sağladığı haklardan faydalanabilmekte, ne de memur statüsünün sunduğu imkânlara erişebilmektedirler. Görev tanımları yoktur, görevde yükselme yolu kapalıdır, kariyer hakkı yoktur, yeşil pasaport hakkı yoktur.
Bu haklı talebin daha fazla görmezden gelinmesi, yalnızca Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelini değil, kamu yönetimine olan güveni ve kamu vicdanını da derinden yaralayacaktır. Yıllardır fedakârca görev yapan bu çalışanların taleplerinin ötelenmesi, sorunları çözmek yerine daha da büyütmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır.
Sendikamız, Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin yaşadığı mağduriyetlerin açıkça farkındadır ve bu arkadaşlarımızın haklı mücadelesinde dün olduğu gibi bugün de yanındadır. Sorunun kalıcı ve adil bir şekilde çözülmesi için her platformda kararlılıkla girişimlerde bulunmaya devam edeceğiz.
Bu süreçte, hakkının teslim edilmesini isteyen tüm Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelini, birlikte daha güçlü bir ses olabilmek adına sendikamız çatısı altında buluşmaya davet ediyor; yalnız olmadıklarını bir kez daha özellikle vurguluyoruz.

