MEMURUN MAAŞI, ENFLASYONU TAKİP ETMİYOR, GERİDEN İZLİYOR!
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ekim ayı enflasyonu %2,58, yıllık enflasyon ise %29,77 olarak açıklandı. Böylece 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin dört aylık enflasyon verisi kesinleşirken, memur ve memur emeklileri için %1,20 oranında enflasyon farkı oluştu.
Temmuz ayında %1,78, ağustos ayında %1,84, eylül ayında %1,84 ve ekim ayında %2,58 olarak gerçekleşen enflasyon; kamu çalışanlarının maaşlarının daha yılın ikinci yarısı tamamlanmadan yeniden değer kaybettiğini ortaya koydu.
Ocak 2027 için belirlenen %5’lik toplu sözleşme artışıyla birlikte dört aylık verilere göre hesaplanan maaş artışı %6,26’ya ulaştı. Ancak bu oran, memura sağlanan yeni bir kazanç veya refah artışı değildir. Büyük bölümü, yükselen fiyatlar karşısında aylardır eriyen maaşların gecikmeli telafisinden oluşmaktadır. Kesin oran, kasım ve aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla belli olacaktır.
ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİL, KAYBIN GECİKMELİ İADESİDİR
Enflasyon farkı; kamu çalışanlarına verilen ilave bir ücret artışı değil, memur ve emeklilerin aylar boyunca kaybettiği satın alma gücünün maaşlara sonradan yansıtılmasıdır. Memur enflasyon farkı aldığında zenginleşmemekte, refah seviyesi yükselmemekte; yalnızca geçmiş aylarda cebinden çıkan paranın bir kısmını geri almaktadır.
Markette, pazarda, kirada, ulaşımda ve akaryakıtta yaşanan artışlar kamu çalışanlarının bütçesini her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. Maaşlar aylar boyunca erirken kayıpların altı ay sonra telafi edilmeye çalışılması, memuru sürekli enflasyonun gerisinde bırakmaktadır.
Daha kasım ve aralık ayı verileri açıklanmadan enflasyon farkının oluşması, toplu sözleşme artışlarının kamu çalışanlarının gelirini korumakta yetersiz kaldığını bir kez daha göstermiştir. Kâğıt üzerinde zam olarak sunulan oranlar, gerçek hayat pahalılığı karşısında memurun sofrasına refah olarak yansımamaktadır.
Kamu çalışanlarının maaşlarına enflasyon farkının yanında ilave zam yapılmalı, kalıcı refah payı verilmeli ve ücretler gerçekleşen enflasyonu geriden takip eden değil, satın alma gücünü önceden koruyan bir sistemle belirlenmelidir.
Memurun talebi yüksek oranlı bir zam algısı oluşturmak değil; emeğinin karşılığını aldığı, ailesiyle insanca yaşayabildiği ve maaşının her ay erimediği adil bir ücret düzenine kavuşmaktır.
ENFLASYON MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNİN MAAŞLARINA DOĞRUDAN YANSITILMALI, GERÇEK ZAM PAZARLIĞI ENFLASYONUN ÜZERİNDEKİ ARTIŞ VE REFAH PAYI İÇİN YAPILMALIDIR!
ÜNİPERSEN Genel Merkezi

