SENDİKAMIZDAN EMSAL DAVA: SERVİS OLMAYAN VEYA YARARLANAMAYAN PERSONELE TOPLU TAŞIMA KARTI VERİLMELİDİR
Sendikamız, üniversitelerde görev yapan idari personelin yıllardır çözüm bekleyen ulaşım sorununu yargıya taşıdı. Sendikamız tarafından açılan davayla, üniversitelerde personel servisi bulunmayan veya sunulan servis hizmetinden fiilen yararlanamayan tüm kamu görevlilerine aylık toplu taşıma kartı ya da eşdeğer ulaşım desteği sağlanması talep edildi. Bu sorun üniversitelerde görev yapan binlerce idari personeli ilgilendiren temel bir sosyal hak meselesidir.
Bir kamu görevlisinin işe gidebilmesi, kendi cebinden ulaşım masrafı ödemek zorunda kalmasına bırakılamaz. Servis hizmeti sunamayan idare, personelin ulaşımını başka bir yöntemle karşılamak zorundadır.
Sendikamız, 2025/1 Sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı'nın amacının; servis hizmetinden çeşitli nedenlerle yararlanamayan kamu görevlilerinin ulaşım giderlerini karşılamak ve çalışanlar arasındaki fiilî eşitsizliği ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Buna rağmen üniversitelerde görev yapan personelin kapsam dışında bırakılmasının hukuka, eşitlik ilkesine ve sosyal devlet anlayışına aykırı olduğu dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde ortaya konuldu.
Üniversitelerde ulaşım konusunda farklı ve eşitsiz uygulamalar bulunduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Bugün bazı üniversitelerde personele servis hizmeti sunulurken, bazı üniversitelerde toplu taşıma kartı verilmekte, bazı üniversitelerde farklı ulaşım destekleri uygulanmakta, birçok üniversitede ise hiçbir ulaşım desteği sağlanmamaktadır. Aynı kamu hizmetini yürüten çalışanlar arasında bu kadar büyük farklılıkların bulunması kabul edilemez."
Ayrıca, aynı üniversitede dahi adaletsiz uygulamalar yaşanmaktadır; Aynı kurumda bir personel ücretsiz servis hizmetinden yararlanırken, diğer personelin her gün ulaşım ücretini kendi maaşından karşılamak zorunda bırakılması kabul edilemez. Üniversitesinde servis hizmeti bulunmasına rağmen çalışma saatleri, vardiya sistemi veya görevin niteliği nedeniyle bu hizmetten yararlanamayan koruma ve güvenlik görevlileri, şoförler ve diğer vardiyalı çalışanların mağduriyeti de devam etmektedir."
Sendikamız, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak, servis hizmeti sunulamayan veya sunulan servisten fiilen yararlanamayan tüm üniversitelerde görev yapan kamu görevlilerine aylık toplu taşıma kartı veya eşdeğer ulaşım desteği verilmesinin bir tercih değil, sosyal bir hak olduğunu tekrar dile getirerek dava sürecini başlattı.
Açılan dava yalnızca bir kişi adına açılmış bireysel bir dava değil; 81 ilde görev yapan on binlerce üniversite çalışanının ulaşım hakkı için verilen emsal nitelikte bir hukuk mücadelesidir.
Tekrar dile getiriyoruz; "Servis sağlayamıyorsanız, ulaşım desteğini sağlayın. Üniversite çalışanlarının ulaşım yükü kamu görevlisinin omzuna değil, sosyal devlet anlayışının gereği olarak kamu idaresinin sorumluluğunda olmalıdır." Sendikamız, üniversitelerde ulaşım hakkının kurumdan kuruma değişen bir uygulama değil, tüm kamu görevlileri için eşit şekilde sağlanması gereken temel bir sosyal hak olduğunu savunmaya ve bu mücadeleyi hukuk önünde kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.

