top of page

YÖK ÖNÜNDE TAYİN VE YÜKSEKÖĞRETİM TAZMİNATI İÇİN EYLEMDEYİZ...
“YÖK, İdari Personelin Tayin ve Yükseköğretim Tazminatı Sorunlarına Kalıcı ve Bağlayıcı Çözüm Getirmelidir”

Sendikamız, üniversitelerde görev yapan idari personelin yıllardır bilinmesine rağmen çözümsüz bırakılan tayin hakkı ve yükseköğretim tazminatı taleplerini artık net bir şekilde karşılık bulması için 16 Şubat 2026 Pazartesi günü Yükseköğretim Kurulu önünde eylem gerçekleştireceğiz.

Bu iki başlık, yalnızca güncel taleplerimiz değildir; sendikamızın kuruluşundan bu yana yaklaşık 11 yıldır kesintisiz şekilde sürdürdüğümüz mücadelenin öncelikli mücadele alanlarından biridir. Sorunlar da talepler de defalarca anlatılmıştır. Bugün gelinen noktada artık niyet beyanlarına değil, bağlayıcı kararlara ihtiyaç vardır.

YÖK’ün 2024 yılında idari personelin karşılıklı yer değişikliği yapabilmesine yönelik bir çalışma başlatmış olmasını önemli buluyoruz. Ancak açıkça ve net biçimde ifade ediyoruz: Sınırlı kapsamlı, mevzuata dayanmayan ve sürekliliği güvence altına alınmayan hiçbir uygulama çözüm değildir. Yapılan çalışma, iyi niyetli bir başlangıç olmakla birlikte kalıcı bir sistem üretmemiş, kamuoyunda da haklı olarak “Bu uygulama tek seferlik mi kalacak?” sorusunu doğurmuştur.

YÖK ile yaptığımız görüşmelerde sürecin yılda bir kez düzenli yapılmasına yönelik iyi niyetli bir yaklaşım görmekteyiz. Ancak mevzuata bağlanmayan her uygulama geçicidir ve geçici olan her uygulama yeni mağduriyetler üretir. Mevcut kriterler eşleşmeleri ciddi biçimde sınırlamakta; yazılı, şeffaf ve geliştirilebilir bir sistem bulunmadığı için sorun derinleşerek devam etmektedir. Bu tabloyu kabul etmiyoruz.

Üniversite idari personelinin bir diğer temel ve yıkıcı sorunu olan yükseköğretim tazminatı konusunda ise yıllardır tek bir somut adım dahi atılmamıştır. Bu sorunun çözümü için YÖK’ün açık biçimde sorumluluk alması, inisiyatif kullanması ve süreci koordine etmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Her ne kadar YÖK’ün mali ve özlük haklar konusunda doğrudan düzenleme yetkisi bulunmasa da; Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili bakanlıklarla yaptığımız tüm görüşmelerde sürecin YÖK koordinasyonunda ilerlemesi gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu sorumluluktan kaçmak mümkün değildir.

Bu nedenle bugün YÖK önündeyiz ve şu soruya açık, net ve gecikmeksizin cevap istiyoruz:

YÖK, geçtiğimiz yıl başlattığı yer değişikliği çalışmasını bu yıl da sürdürecek midir, yoksa bu uygulama geçici bir deneme olarak mı kalacaktır? Artık yapılması gerekenler tartışma konusu değildir:

Tayin ve yer değişikliği süreci usul ve esaslara bağlanmalı, Puana dayalı, şeffaf ve sürdürülebilir bir tayin sistemi gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.

Aynı şekilde yükseköğretim tazminatı, üniversitelerin personel ihtiyacını gözeten, oransal ve teşvik edici bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bu düzenleme yalnızca bir hak teslimi değil; aynı zamanda personel açığı yaşayan üniversiteler için de gerçek ve kalıcı bir çözümdür.

YÖK’ün görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları için iki yılda bir düzenli sınav yapılacağı yönünde ortaya koyduğu iradeyi; tayin sistemi ve yükseköğretim tazminatı konusunda da göstermesini talep ediyoruz.

ÜNİPERSEN olarak altını bir kez daha çiziyoruz:

Üniversite idari personeli artık geçici uygulamalarla, belirsizliklerle ve oyalayıcı adımlarla vakit kaybetmek istememektedir. Kalıcı, mevzuata dayalı ve bağlayıcı çözümler talep ediyoruz.

Bu talepler karşılık bulana kadar; YÖK önünde, kamuoyu nezdinde ve her meşru zeminde mücadelemizi büyüterek sürdüreceğimizi açık ve net biçimde ilan ediyoruz.

bottom of page