ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİ SINAV GÖREVLERİNDE YOK SAYILIYOR
Türkiye genelinde Açıköğretim Fakülteleri kapsamında üniversite kampüsleri ve binalarında gerçekleştirilen merkezi sınavlarda; salon başkanlığı ve gözetmenlik görevlerinin ağırlıklı olarak akademik personel ile Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenler tarafından yürütüldüğü gözlemlenmektedir.
Ancak üniversitelerde görev yapan ve kamu hizmetini fiilen yürüten idari personelin, sahip oldukları bilgi, tecrübe ve kamu görevlisi vasıflarına rağmen bu görevler kapsamında sistematik biçimde değerlendirme dışı bırakılması, kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık oluşturmaktadır.
Bu uygulamanın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10’uncu maddesinde güvence altına alınan “kanun önünde eşitlik” ilkesiyle; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan görevde eşitlik ve kariyer ilkeleriyle bağdaşmadığı açıktır. Üniversitelerde görev yapan idari personelin, sınavlarda salon başkanı veya gözetmen olarak görevlendirilmesinin önünde hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır.
ÖSYM,
Anadolu Üniversitesi,
İstanbul Üniversitesi ve
Atatürk Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen sınavların büyük bölümü, yükseköğretim kurumları koordinatörlükleri aracılığıyla yürütülmektedir.
Ne var ki bu sınavlarda görev alacak personelin belirlenmesi sürecinde akademik personel ve öğretmenlere öncelik verilmesi, üniversite bünyesinde çalışan idari personelin yok sayılması anlamına gelmekte; bu durum kurum çalışanları arasında çalışma barışını zedeleyen bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır.
AYNI SORUMLULUK, FARKLI MUAMELE KABUL EDİLEMEZ
Üniversite idari personeli; Seçimlerde, referandumlarda, yüksek dikkat ve sorumluluk gerektiren tüm kamu görevlerinde yıllardır hakkıyla ve sorunsuz şekilde görev almaktadır. Açıköğretim ve diğer merkezi sınavlarda dışlanmasının ne hukuki ne de fiili bir gerekçesi vardır. Sınav yönergeleri incelendiğinde; salon başkanı ve gözetmenlerin görevlerinin akademik uzmanlık değil, sorumluluk, dikkat ve kamu görevi bilinci gerektirdiği açıkça görülmektedir. Nitekim üniversitelerde görev yapan çok sayıda idari personel; lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu olup, kurumsal işleyişin asli unsurlarındandır.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan sınavlarda üniversite çalışanlarına görev verilmezken, YÖK’e bağlı bir kurum olan YÖK çatısı altındaki ÖSYM’nin; kendi personeli konumundaki üniversite idari personeline sınav görevleri vermekten imtina etmesi açık bir çelişkidir.
Buradan bir kez daha hatırlatıyoruz:
Üniversite idari personeli, YÖK’ün ve ÖSYM’nin personelidir.
“ARTA KALAN GÖREV” ANLAYIŞINI REDDEDİYORUZ
Üniversite idari personeli olarak; yalnızca büyük sınavlar yaklaştığında hatırlanmayı,
sadece öğretmen ve akademik personelden arta kalan birkaç görevle yetinmeyi kabul etmiyoruz.
Merkezi sınav görevlerinin; yükseköğretim kurumlarında görev yapan tüm çalışanları kapsayacak şekilde planlanmalıdır. Ayrıca üniversite idari personeli; ücret, özlük hakları ve sosyal imkânlar bakımından kamu çalışanları arasında en sınırlı imkânlara sahip kesimlerden biridir. Sınav görevleri, birçok idari personel için aile bütçesine helal yoldan katkı sağlama imkânıdır.
SENDİKAMIZ BU KONUNUN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİDİR
Bugüne kadar üniversite idari personelini yok sayan, hakları için gerçek bir mücadele ortaya koymayan anlayışlara karşı; 150 bin üniversite çalışanının sesi olan ÜNİPERSEN vardır.
Bu kapsamda, üniversite idari personeline sınav görevlerinin verilmesi talebi kamuoyunun gündemine taşınacak; ilgili kurumlar nezdinde girişimler kararlılıkla sürdürülecektir.

