8. TOPLU SÖZLEŞME DE HÜSRANLA SONUÇLANDI!
8.Dönem Toplu Sözleşme süreci, bir kez daha kamu çalışanlarının hayallerini ve beklentilerini boşa çıkarmıştır. Yıllardır toplu sözleşme masasına umutla oturan milyonlarca memur, yine aynı tablo ile karşı karşıya kalmıştır: Genele ilişkin en temel başlıklarda dahi uzlaşma sağlanmamış, kamu çalışanlarının alım gücünü artıracak en küçük düzenleme dahi yapılmamıştır.
Artan hayat pahalılığı, enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz karşısında kamu çalışanının maaşı erirken, Kamu İşveren Heyeti’nin masaya koyduğu teklifler gerçeklerden kopuktur. Ne memurun çarşı-pazardaki derdine derman olacak bir zam oranı getirilmiş, ne de sosyal haklarda iyileştirme yapılmıştır.
Tam da bu noktada, yıllardır olduğu gibi yine aynı söylemle kamuoyuna “çözüm hakem heyetinde” denilmekte, memurun öfkesi oyalama politikalarıyla yatıştırılmaya çalışılmaktadır. Ancak biz biliyoruz ki; hakem heyeti umut değil, tuzaktır! Bugüne kadar defalarca tecrübe edilmiştir: Hakem heyetinin kararları, Kamu İşveren Heyeti’nin teklifinin kopyasından ibarettir. 2011’de, 2019’de, 2023’de ve diğer dönemlerde de sonuç değişmedi: Hakem heyeti, işverenin gölgesinden çıkamadı.
Yani ortada tarafsız, bağımsız ve güçlü bir irade yoktur. Hakem heyeti, adı “hakem” olsa da aslında tek taraflı bir mekanizmanın parçasıdır. Hakem heyeti süreci, memurun mücadelesini kırmaya, öfkesini soğutmaya, taleplerini zaman içinde unutturmaya yarayan bir tuzaktan başka bir şey değildir. Bu sistem, memurun hakkını teslim etmek için değil, memuru oyalamak için vardır.
Bu nedenle tek çıkar yol
-
Hakem heyetine başvurulmasın!
-
Kamu çalışanlarının mali ve sosyal hakları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülüp yasalaştırılsın!
Çünkü TBMM, milletin iradesinin temsil edildiği yerdir. Kamu çalışanlarının hakkı da ancak milletin kürsüsünde, şeffaf biçimde tartışılabilir. Hakem heyeti gibi kapalı kapılar ardında işleyen mekanizmalar değil, Meclis gibi demokratik kurumlar çözüm adresidir. Son şans olarak bu adım atılmalıdır.
Buradan açık ve net şekilde diğer sendikalara sesleniyoruz:
Bugün yapılması gereken, tüm sendikaların birleşerek güçlü bir eylem iradesi ortaya koymasıdır. Yalnızca üç günlüğüne sahaya inip sonra köşesine çekilen, göstermelik sendikacılık anlayışı memura fayda sağlamaz. Memurun hakkı ancak birleşik ve kararlı bir mücadele ile alınır. Kamu çalışanlarının iradesi, örgütlü gücün sahaya yansımasıyla masada değer kazanır. Eylem, sadece toplu sözleşme günlerinde değil, yılın her günü ve her alanda devam etmelidir.
Biz sendika olarak bu kararlılığa hazırız. Diğer sendikaları da samimiyete, cesarete ve ortak mücadeleye davet ediyoruz. Herkes bilmelidir ki; memurun geleceği hiçbir sendikanın çıkarından, hiçbir yapının ideolojik kaygısından daha önemsiz değildir. Bugün mesele yalnızca bir maaş artışı meselesi değildir. Bugün mesele, kamu çalışanının geleceği, itibarı, onuru ve emeğinin karşılığıdır.
📌 Son sözümüz nettir:
HAKEM HEYETİ UMUT DEĞİL, TUZAKTIR!
Çözüm ortak mücadelededir, çözüm kararlı bir sendikal duruştadır!

