ÜNİPERSEN’DEN ÇİFTE KAZANIM: HUKUKA AYKIRI DİSİPLİN CEZASI İPTAL, MALİ HAKLAR FAİZİYLE TESLİM EDİLDİ
Sendikamızın takip ettiği iki ayrı dava kazanılmıştır. Bu kararlar, yalnızca dava konusu olan üyelerimiz açısından değil, yükseköğretim kurumlarında görev yapan tüm personel açısından dan önemlidir, hukuka aykırı uygulamalara karşı açık mesaj veren kararlardır. Sendikamızın kararlılıkla yürüttüğü hukuki mücadelenin bir sonucu olan bu süreçte, bir kez daha görülmüştür ki; hukuka aykırı disiplin işlemleri de, personelin mali haklarını eksik bırakmaya yönelik idari tasarruflar da yargı denetiminden dönmektedir. Bu davalar üniversite yönetimlerine emsal olmalıdır.
Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, Dicle Üniversitesi’nde görev yapan üyemize verilen 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Mahkeme, disiplin cezalarının varsayımlara, kanaatlere ya da soyut değerlendirmelere değil; somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillere dayanması gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, isnat edilen fiilin üyemiz tarafından işlendiğine ilişkin hiçbir somut tespit ortaya konulamadığı, cezanın varsayım temelli bir kabulden hareketle verildiği anlaşılmış ve bu nedenle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Mahkemenin bu yaklaşımı, üniversitelerde zaman zaman karşılaşılan keyfi disiplin anlayışına karşı son derece önemli bir hukuk güvencesi oluşturmuştur. Ayrıca kararda, kamu görevlilerinin şikâyet ve müracaat hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekilmiş, bu hakkın kullanılmasının cezalandırma gerekçesi haline getirilemeyeceği açık biçimde ortaya konulmuştur.
İstanbul 9. İdare Mahkemesi tarafından verilen bir diğer önemli kararda ise, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da görev yapan bir personelin hukuka aykırı disiplin cezası nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yalnızca ana para olarak değil, yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Mahkeme, daha önce iptal edilen aylıktan kesme cezası nedeniyle geriye dönük ödeme yapılmış olmasına rağmen, faiz ödenmemesini hukuka aykırı bulmuş; idarenin kendi işleminden kaynaklanan zararı eksiksiz biçimde gidermek zorunda olduğunu açıkça belirtmiştir. Kararda, mahkeme kararlarının gecikmeksizin ve tam olarak uygulanmasının anayasal zorunluluk olduğu, faiz ödemesinin bir lütuf değil hukuki bir yükümlülük olduğu, eksik ya da geç yapılan ödemelerin ise personelin mülkiyet hakkını ihlal ettiği vurgulanmıştır. Böylece üniversitelerde sıkça karşılaşılan “ana para ödendi, konu kapandı” anlayışının hukuken kabul edilemeyeceği çok net biçimde ortaya konulmuştur.
Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonuç son derece açıktır: Üniversitelerde görev yapan personel hakkında somut delil olmadan disiplin cezası verilemez, anayasal ve yasal başvuru hakları baskı unsuru haline getirilemez, hukuka aykırı işlemler nedeniyle doğan zararlar eksik bırakılamaz ve mahkeme kararları idare tarafından daraltılarak uygulanamaz. Yani idareler açısından hukuk bir tercih değil, bağlayıcı bir zorunluluktur. Personel açısından ise hakkın aranması, sonuç alınabilen meşru ve güçlü bir yoldur.
ÜNİPERSEN olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Yükseköğretim kurumlarında görev yapan personelin hakları keyfi disiplin işlemleriyle, varsayıma dayalı soruşturmalarla, eksik ödeme uygulamalarıyla ya da geciktirilen idari işlemlerle gasp edilemez. Sendikamız, yalnızca sorunları dile getiren değil; o sorunların çözümü için idari, hukuki ve sendikal tüm yolları sonuna kadar kullanan bir iradenin adıdır. Bugün alınan bu kararlar da göstermektedir ki; haklı mücadele karşılıksız kalmamakta, hukuk önünde gerçekler ortaya çıkmakta ve emekçinin hakkı teslim edilmektedir.
Bu vesileyle üniversitelerde görev yapan tüm çalışma arkadaşlarımıza bir kez daha sesleniyoruz: Hak kaybı yaşandığında susmak değil, hakkı aramak gerekir. ÜNİPERSEN olarak her türlü hukuksuzluğun, her türlü keyfi uygulamanın ve personelin emeğini değersizleştiren her yaklaşımın karşısında durmaya; üyelerimizin ve tüm personelin haklarını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.

