DİCLE ÜNİVERSİTESİ ve DİĞER ÜNİVERSİTE YÖNETİMLERİ, TEMSİLCİLERİMİZİN İZİN HAKKI YASAL KANUNLARLA KORUMA ALTINDADIR…

           Üniversite İdari Personelinin temsiliyeti ve sorunlarını çözmek için kurulan sendikamız büyüyor, büyüdükçe de idari personel için hiçbir söylevi, projesi, söz hakkı olmayan Milli Eğitim merkezli kurulan sendikaların rahatsızlığı da günden güne artmaya başlamıştır. Biz ÜNİ-PER-SEN olarak bu yola çıkarken temsilcilerimizin de üyelerimizin de sonuna kadar yanlarında olacağımıza söz verdik. Her zaman üyelerimizin yanında olacağımızı siyasi öğretmen sendikaları da, üniversite yönetimleri de iyi bilmelidir.

          Üniversitelerde yetkiyi kaybedeceğini anlayan öğretmen sendikalarından bir tanesi hadsizlikte sınır tanımayıp, Üniversite ve İl Temsilcimizin iznini sorgulamaya kalkmıştır. Üniversite Yönetimine Anayasamızın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendikal hakların ve Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi maddesini açık bir şekilde buradan yazıyor ve asılsız şikayette bulunan kişilerin sendikamıza bildirilmesi talep ediyoruz.

“Madde 18- (Değişik: 24/6/2004-5198/3 md.)

        Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.

 

              Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisi, sendika işyeri temsilcisi, sendika il ve ilçe temsilcisi ile sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini (…)(1) sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez.(1)

           Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.

            Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler (…)(1) sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar. (Ek cümle: 4/4/2012-6289/13 md.) Sendika yönetim kurulu üyelerinin, bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için bağlı bulundukları sendikanın şube kurulması için öngörülen üye sayısına ulaşması, konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için ise konfederasyona bağlı sendikaların toplam üye sayısının genel kurullarını delegelerle yapabilecek sendika üye sayısına ulaşması gerekir.(1)

     Sendika şubeleri en az 400 üye ile kurulur. (Ek cümleler: 4/4/2012-6289/13 md.) Sendika şubesi bulunmayan il ve ilçelerde il ve ilçe temsilciliği kurulabilir. İldeki üye sayısı 100 ve daha fazla olan sendikanın il temsilcisi ile ilçedeki üye sayısı 50 ve daha fazla olan sendikanın ilçe temsilcisi haftada dört saat izinli sayılır.

         İşyeri sendika temsilcileri, işyerlerinde kamu görevlilerinin işveren veya işyeri ile ilgili sorunlarını dinlemek, ilgili yerlere iletmek ve kamu görevlileri ile işveren arasında iletişim sağlamak amacıyla işyerinden seçilir. İşyeri sendika temsilcileri bu görevlerini işyerinde, haftada dört saat olmak üzere yerine getirirler ve bu sürede izinli sayılırlar.

       Bir işyerinde en çok üye kaydetmiş sendikanın dışında faaliyette bulunan sendikalar da, bu Kanun kapsamına giren sendikal faaliyetlerin yürütülmesi açısından koordinasyon görevini yürütmek üzere o işyerinden sendika işyeri temsilcisi belirleyebilirler. Kamu işvereni, yönetim ve hizmetin işleyişini engellemeyecek biçimde sendika temsilcilerine çalışma saatleri içinde ve dışında görevlerini yapabilmeleri için imkânlar ölçüsünde kolaylıklar sağlar.”

           Bu bağlamda, Uluslararası Hukuk ve TCK Madde 18 ile Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere Sendikal hakların ihlali ve müdahalesi suç teşkilde edecektir. Yine Anayasamızın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendika hakkı, demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçasıdır. “Örgütlenme özgürlüğü, bireylerin kendi menfaatlerini korumak için kolektif oluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme özgürlüğüdür. Bu özgürlük bireylere topluluk hâlinde siyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarını gerçekleştirme imkânı sağlar. Sendika hakkı da çalışanların bireysel ve ortak çıkarlarını korumak amacıyla bir araya gelerek örgütlenebilme serbestisini gerektirmekte ve bu niteliğiyle örgütlenme özgürlüğünün bir parçası olarak görülmektedir (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015)."

       Sendika hakkı, çalışanların ve çalıştıranların sadece istedikleri sendikaları kurmaları ve bunlara üye olmaları yolunda bir hakla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda oluşturdukları tüzel kişiliklerin varlığının ve bu tüzel kişiliklerin kendine özgü faaliyetlerinin de garanti altına alınmasını içermektedir. Üyelerinin ekonomik, sosyal ve kültürel ortak menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulan sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının serbestçe sendikal faaliyetlerde bulunabilmesi, bu kapsamda iş uyuşmazlığı çıkarması, toplu görüşme ve toplu sözleşme yapması, grev ve lokavt kararı vermesi ve uygulaması da sendika hakkının gereklerindendir (AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015). denilmektedir.

       Anayasamız ve yukarda izah edilen kanunlar hükmü gereği ve Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun açık şekilde sendikal faaliyetleri teşvik edici maddelerine rağmen üniversite yönetiminin bu asılsız, mesnetsiz söylemi dikkate alarak temsilcimizin birimine yazı göndermesini KINIYORUZ.

         Üniversite Yönetimi tarafından Yasa ve Kanunlara aykırı şekilde yetkili sendikanın birim temsilcileri olan 37 kişiye sendikal izin verilirken, sendikamızı görevini ihmal etmeden temsil eden 1 kişiye bu izin ile ilgili söylemde bulunmak; taraf tutarak, bir sendikayı koruyup diğer sendikaların faaliyetlerini engelleyici harekettir. Sendikamız sürecin takipçisi olacak. Ve tüm hukuki yollara başvuru yapılacaktır.